Fantastik Bir Dünyada RPG
Siteye hoşgeldiniz. Üye olmadığınız süre zarfında, forumumuzu gezebilir, bilgi edinebilirsiniz. Lakin, üye olmadan hiçbir şekilde konulara cevap yazamaz, konu açamazsınız. Bu fantastik dünyada yerinizi alamazsınız. Sadece bir dakikanızı ayırarak, siteye üye olabilirsiniz. Bu fantastik dünyada, fantastik bir maceraya, hep beraber, fantastik bir giriş yapabilirsiniz. Sizi aramızda görmekten onur duyarız. Sevgiler, admininiz...



 
AnasayfaSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Cuma Ağus. 13, 2010 10:58 pm

-“Lanet orklar, lanet insanlar, lanet…”
Ayağı birden taşa takıldı. “Kahretsin. Yaralarımdan kan akıyor ve kılıçlarımı bile zor taşırken, şimdi de taşlarla uğraşıyorum.”
Bir ağaca yaslandı. Onun sertliğinden güç almaya çalışarak diklendi. “Daha zor durumlardan kurtuldum. Bundan da kurtulurum.” Bunları kendime söylüyordu ama inanmıyordu bile. Birkaç adım daha atıp iskeletlerin üzerinden geçti. “Eh! Bu da ne şimdi?”
Kılıçlarından birini kınına geri koydu. Artık anca birini taşıyabilirdi. Umutsuzlukla doğruldu. “Anastrianna. Umarım iyisindir.” Derin nefesler alarak gücünü toplamaya çalıştı. “Keşke kardeşimi bir daha görsem! Ya da transa geçecek bir yerim olsa.”
Birkaç adım daha attı. Bir elf olmasına rağmen gücü tükenecek noktaya gelmişti. “Bana tuzak kurmasalardı bu olmayacaktı. İşin tuhaf tarafı saldıranların bazıları ork bazıları insandı.”
Neler olduğunu anlayamamanın verdiği rahatsızlıkla biraz daha ilerledi.
Bir dalın tepesindeki kuşlar cıvıldadılar tüm güzellikleriyle. Bir tanesi uçup, yaralı elfin omzuna kondu. Bakışlarını kuşa çevirdi.
“Ne kadar hoş!” diye düşünürken aklına atı geldi. “Acaba nerdedir? Beni bulacağından kuşkum yok ama yine de…”
Derin bir nefes aldı. Kuşbaşını hafifçe eğmiş ona bakıyordu. Gülümsedi. Elini kaldırıp kuşa dokunmak istedi ama yapamadı. Son enerjisiyle kılıcını kınına koydu. “Artık saldırsalar da savaşamam.”
İnançsızlığın verdiği rahatlıkla bir adım daha attı ve tekrar bir taşa takıldı. Hızla yerde yuvarlandı.
-“Kahretsin.” Dedi başını kaldırabildiğinde. “Sinirlenmeye başlıyorum.”
Kuş omzundan uçup biraz ötedeki dala konmuştu. Hala elfi izliyordu. Elf kaşlarından birini kaldırdı. “Bu kuşun bir sorunu mu var?” ayağa kalkmaya çabaladı. “Onu dinleyebilecek olsam anlardım derdini de.” Zar zor ayağa kalktı. Yürümesine devam etti.
Saldırıya uğradığı yerden yeterince uzaklaştığına inanınca adımları yavaşladı. Kollarını bile kıpırdatamıyordu. “Nerde kaldı bu at?”

Tüm hayatı boyunca iki şeye değer vermişti. Birincisi kız kardeşi Anastrianna, diğeri de sadık atı. İkisi de onun için önemliydi.

Birkaç adım daha attı ve zihni kapanmadan önce, son duyduğu yaklaşan sesler, son gördüğü ise başını yana eğmiş kendisine bakan kuştu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 12:20 am

İşte yine bir gün daha, bir gün daha yaşıyorum amaçsızca. Kendimi diğerlerinden soyutladım çoktan. Diğer insanlar, elfler… Hiç birinin değeri yok artık gözümde. Doğa beni çağardı ve şimdi burada, ormanda yaşamaya başladım. Buradaki varlıkların saygısı var en azından hayattaki düzene. Bu büyülü, açan ve solan çiçeklerle, görkemli genç yaşlı ağaçlarla, varlıkların bir döngü sürecinden geçtiği, o kırılmaz çemberin en açık örneği olan, güzel olduğu kadar tehlikeli olan bu orman işte tamda bir haftadır, yine her ırktan oluşan canlıların saldırısına uğramış, onlar birbirlerini katlede dursun, istemeden de olsa, yine zarar gelmişti doğaya. Görmezler mi fazladan yaptıkları katliam hiçbir işe yaramaz? Zaten doğanın, varlığın düzenindeki o kısır döngüde elbet vardır ölmek. Bir kişi kendi türünden birini öldürürken, gümüş gözlerinin içinde gördüğü o yansımayla nasıl rahat sürdürebilir yaşamını? Nasıl huzurlu uyuyabilir geceleri? Katletmek, savaş, öldürmek, ölmek…

Alasséa…

Orman ah güzelim orman… Harabeye dönmüş. Yüce ağaçların dallarının üzerinde bulunan yeşil tonlar yaprakları arasından gelerek, yerdeki çeşitli iskeletlerin üzerine düşerek, onları bembeyaz bir renge sokan güneş ışığının altında, ben saatlerce yürümüştüm, bir şeyler aranırcasına. Ayağıma takılan o iskeletleri ne kadar kolay tekme ile savuşturmuştum, ışıkla rengi belirleşen gözlerimi aşağı hiç döndürmeden. Hiçte önemli değildi türleri, biçimleri, boyutları, kim oldukları… Bunu zaten onlar istememiş miydi, onlar seçmişti yürüdükleri bu yolu. Savaşmaya da bilirlerdi oysaki kaçarlardı tüm gerçeklerden, soyutlarlardı kendilerini bu yaşamdan, kandırıp kendi ruhlarını döngülerinin sona ermesini beklerlerdi.

Küçük bir kuş konu verdi omzuma, uyandım bir anda tüm düşüncelerden.

Ah İji, sen miydin?

Beyazımsı mavimsiydi, tıpkı gökyüzüne ulaşmış ve oranın rengini toplamış gibi üstüne. Bu etrafa neşe saçan daha yavru sayılacak derecede kendisi kadar ufak olan kanatlarını çırparak yeni uçan bir kuşa göre hızlı ve dengeli kuşu, birkaç gün önce ölümden döndürmüş olmama ben bile şaşıyorum. Dengeyi değiştirdim ve düzenle oynadım, bu miniğin çemberini kırıp ona yeni bir yol verdim. Onu o korkunç canavarlardan uzaklaştırarak sütle besledim, şimdi çok sağlıklı oldu sanki o gün hiç başına gelmemiş gibi. Tek derdi hep etrafımda dolanır oldu benim, küçük bir teşekkürcesine. Ben de ona bu tavrı nedeniyle İji adini taktım.

Hey, İji!

Ani bir kıpırdanma ile omzumdan gidiverdi ufaklık, ‘Boş ver nasıl olsa dönüp yine rehasız edecektir.’ diye iç geçirdim. Fakat dört beş saate yakin cıvıltısını bile duymadım, işte beni endişelendirende bu oldu. Tam onun çemberini bozdum derken, yine ayni korkunç canavara yakalanıp ölmüş olabilirdi. Kanaatinin iyileşmesi süre almıştı hâlbuki. Yoksa döngü hiçbir zaman kırılamaz mıydı? Ne olursa olsun bizi bulur muydu?

Aramaya çıkarken bile aklımdan nasıl da kötü düşünceler geçiriyordum. ‘sen çok olumsuz bir insansın.’ Birden duyuverdim o sesi yeniden kulaklarımda, bir daha asla duyamayacağım o yumuşak ninni misali sesi. Ama olumlu tarafım için sen varsın… Sen vardın…

Bir anda İji’nin ince cıvıltısı, bir ağaç ötede. Hemen rotam oraya, orada biri vardı, yerde uzanmış yatan… Bir ölü müydü?

out: acale bitti -.-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Isabella Doraless
Elf Kraliçesi
Elf Kraliçesi
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 10/08/10
Yaş : 24
Lakap : Bella

Karakter
Silah: Asa
Rp Puan:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 2:24 am

Her zaman ki gibi karanlık ve soğuktu orman...
Isabella bu ormanda ne zaman yürüse içine yarım kalmış buruk bir hüzün çökerdi.Bunun nedeni kız kardeşinin orman a gidip bir daha ortaya çıkmamasıydı.Isabella nın herşeyden çok sevdiği kız kardeşi Nancy de macerayı çok severdi.Kahverengi kısa saçı,her zaman hırs ve arzuyla bakan mavi gözleri vardı.Uzun boylu ve güzel bir elfti.Dövüşmeyi severdi.Aslında iyi dövüşürdü,en azından Lanetli ormandan geri dönebilecek kadar iyi bir savaşçıydı.Yani Isabella öyle düşünürdü hep.Bir gün Lanetli ormana gideceğini söylediğinde asla engel olmadı bu yüzden.Ona inanırdı ve güvenirdi.Ancak Isabella nın umduğu gibi olmadı.Kız kardeşi asla dönemedi,tabi bu yıllar önceydi ama Isabella onun öldüğüne inanmadı ve onu hep aradı.
Şimdi bu ormanda olmasının sebebi güvenliği sağlamak olabilir ama gönlündeki umut hiçbir zaman sönmedi.Hala oralarda bir yerlerde olduğuna inanıyor.Uzun boylu sert kabuklu ağaçlara,kayaların ardındaki çürümüş bitkilere bakıp iç geçirdi.Keşke yerini bilseydiniz de bana gösterseydiniz.
Bu düşünceler içinde yürümeye devam etti ve gözünde akan duru bir damla gözyaşını eliyle sildi.
Biraz ilerde gözüne bir şey çarptı hareket ediyordu.Asasını sımsıkı tuttu ve burdan ne çıkacağı belli olmaz diye düşündü.Yavaşça yaklaştı ve bunların elf olduğunu farketti.İki kişi vardı.Biri yerde yatıyordu diğeri de onun yanında ayaktaydı.Endişe içinde koştu ve yanlarına gitti. Burda ne oldu?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Roverandom
Cüce
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 26
Kayıt tarihi : 12/08/10
Lakap : Roverandom (Bir sonraki durağı belli olmayan gezgin)

Karakter
Silah: Balta
Rp Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 2:53 am

"Cüce krallığına ne kadar kaldı acaba? Şuradaki Elfler biliyor mudur ki? Haydutlarsa eğer, yo hayır bir tanesi fazla iyi giyimli." Diye düşündü, ne olur ne olmaz diye işlemeli baltasına sarıldı ve Elflere doğru yürümeye başladı. Amon Morunt ne tarafta bilmiyordu,kesin kaybolmuştu ve yardım isteyebileceği iki kişi de Elfti, bu durum aklına gelince bir küfür savurdu ve "Son zamanlarda Elflerle çok haşır neşir oldum!" diye söylendi. Tahmin edebileceğiniz gibi, Elflere çok uzak değildi, "Zaten haydut olsalar da iki Elf bana karşı ne yapabilir ki?". Yavaş yavaş yürüdü, ses çıkarmamaya çalıştı.Sessizliğe ve gizliliğe alışkın değildi,sıkıldı ve bir şarkı söylemeye başladı:

"Ormanda dikilmiş öylece duran iki elf,
Söyleyin bana,ne yapıyorsunuz?
Ormanda dikilmiş öylece duran iki elf,
Söyleyin bana,yardımcı olur musunuz?"


Şarkı hoşuna gitmiş olacaktı ki,bir kahkaha patlattı,e nereden bilsin ortada karışık bir durum olduğunu,ona göre onlar sadece Ormanda dikilmiş öylece duran iki elf'ti.Sonra elflere iyice yaklaştı,yerde yatan yaralı elf'i gördü ve "Şimdi de kardeşlerinizi öldürmeye mi başladınız,pislikler?" diye homurdandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 3:07 am

Ormanda ilerliyordu. Burası saldırıya uğradığı o yeşil renkli tuhaf orman değildi. Farklı bir yerdi. Soğuk bir yerdi. Rahatsız edici bir yerdi. Ürperdi simsiyah ormanın üzerinde parıldayan ayı görünce.
Yürümeye başladı, nereye gittiğini bilmeden. İlerledi gece demeden, soğuk dinlemeden.
Hisleri karışmıştı birbirine, ne gözü görüyor, ne kulağı duyuyordu. Tek farkında olabildiği üşüdüğüydü. Titriyordu. Tüm bunlardan kaçmak için koşmaya başladı. Koştu, ciğerleri rahatsız olana kadar koştu.
Alnında biriken terleri sildi. Terlemiş olmasına rağmen donuyordu.
Biraz daha ilerledi. Sis karanlık ormanı kaplamıştı. Birkaç santim uzağını bile göremiyordu.
Temkinli adımlarla yürümeye devam etti. Çıt! Bir dalın kırılma sesi. Hızlıca sesin geldiğini tahmin ettiği tarafa döndü. Bu sırada bir adım geriye atmıştı. Ayağının bir şeye takılmasıyla sırtını ağacın birine çarptı. Hemen toparlandı ve çevreyi dinledi.
-“Esel!”
Kendisine seslenildiğini anlayınca şaşırdı. Sis biraz azalmıştı. Etrafa bakındı. Biraz ilerde duran kişiyi görünce şaşırdı.
-“Anastrianna.” Kardeşine seslendi. Onun kendi atının üzerinde olduğunu görünce daha çok şaşırdı. “Neler oluyor burada?”
Ona doğru ilerledi. Kardeşi kendisini görünce attan aşağı indi. İkisi de birbirlerine ellerini uzattı.
-“Sen!”
-“Dur! Esel şu an nerdesin?”
Nerde olduğunu düşündü bir an. Gerçekten de nerdeydi?
-“Seninleyim.”
-“Hayır. Bayılmadan önce nerdeydin?”
Anılarına göz gezdirdi. Hayır hatırlamıyordu.
-“Ben… Bilmiyorum!”
-“Esel peki iyi olup olmadığını hatırlıyor musun?”
-“Ben bilmiyorum. Galiba değildim.”
Kardeşinin derin bir nefes aldığını gördü.
-“Esel! Ben gerçeğim biliyorsun değil mi? Sadece bağımız sayesinde senin rüyanda seninle konuşabiliyorum.”
-“Biliyorum. Uzakta olduğumuzda çoğunlukla zihnimiz bağlantısıyla konuşurduk!”
-“İşte bunu diyorum. Sakın beni hayal ürünün sanma. Seni kurtarmaya geliyorum kardeşim.”
-“Kurtarmaya mı? Ama benim kurtarılmaya ihtiyacım yok ki!”
Kardeşinin görüntüsü biraz hafifledi. Giderek saydamlaşıyordu.
-“Kurtarmak da ne demek?”
-“Sen esir düştün ya.”
Duraksadı. Kardeşiyle bağlantısı kaybolmadan bağırmaya çalıştı.
-“Ben esir filan düşmedim. Seni kandırıyorlar.”
Ama kardeşi sözlerini duyamadan kaybolmuştu. Ormanın giderek silikleşmesini izledi. Bu sırada atını gördü. Hala duruyordu orada. Bembeyaz parıldıyordu bu kara ormanın içinde.
-“Nerdeysen gel beni bul!”
Atının başını oynattığın gördü. Yanına gitmek için hareket etmeye çalıştı fakat etraf daha fazla karardı ve zihni karanlığa karıştı.

Rüyadan uyanarak gözlerini açtı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Belanor Estelda
Gezgin Lideri
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 24
Kayıt tarihi : 11/08/10
Lakap : White Lotus

Karakter
Silah: Siyah bir asa
Rp Puan:
90/100  (90/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 3:11 am

Bir gezgin için bile garip bir yere gelmişti bu kez. Elflerin ülkesindeki en karanlık yerde, lanetlendiği iddia edilen o karanlık ormandaydı. Daha ormanın girişinde her ne kadar ona sadık olsa da yalnız bırakmıştı onu karanlığı sembolü, sadık atı. Koşuda onu geçecek herhangi bir tanesi olmamasına rağmen sadık atı bu lanetli yere girmeyi reddedecek türden bir önseziye sahipti. Bu ormandaki karanlığı görmek içinse bir hayvanın gelişmiş önsezilerine ihtiyaç yoktu. Anlamadığı bir sebepten dolayı kendisi bile içeri girerken huzursuz olmuştu. "Burada kötü bir şey olduğuna şüphe yok." İçerideki bu berbat ortama rağmen bir histi girmesini söyleyen. Ölmüş ve artık ırklarının bile belli olmadığı kafatatasları, kemikler ve bazıları hiç bozulmamış, kan kusup öldükleri zamanki duruşlarıyla iskeletler. Yolunun üzerinde onlarcasının üzerine basıp, o kendine özgü kemik çıtırdamaları ve kırılma seslerini işitmişti onlarca kez. yıllarca aralarında yaşadığı elflerin ülkesinde bu kadar karanlık bir ormanın varlığına inanamıyordu. İçinde çok az da olsa bir korku hissi oluştuğunu hissediyordu. Çıtırtılar arasında ilerlerken ormanın içinde yalnız olmadığını fark etti. Birazcık önünde, ancak elflerin ayaklarının oluşturabileceği hafif ve zarif izler belirmişti birden bire. Aslında çok önceden kalmış olması ihtimali bile olabilirdi. Ancak bu insan ayak izleri için geçerli bir durumdu, doğayla tamamen uyumlu halkın, elflerin ayak izleri en küçük bir rüzgara ihtiyaç duymadan, sadece birkaç dakika içinde silinebilirdi. Doğa onlarla uyumlarının bir göstergesi olarak onları adeta gizliyor, yalnızca uzak bir gölge görünümü almalarına bile yardım edebiliyordu.

Yine de taze izleri henüz silememişti doğa. Belki karşı karşıya olduğu kişi onun tarafından takip edilmek istemeyecekti ancak gezginlerin bir huyuydu ormanda buldukları izi takip etmek. Biraz daha ilerlediğinde zarif halkın üç üyesini gördü. Henüz yaklaşmamıştı ve yerde yatan biri ölmüş bile olabilirdi beki de. Bu bölgede düşmana yardım eden insanların dolandığını duymuştu. Zaten geliş amacı da buydu ya, onların korkulu rüyası olup onları teker teker avlamak. Onlara biraz daha yaklaştığında önceden fark edemediği küçük şekli, bir cüceyi de gördü oracıkta. Başta şarkı söylerken sonradan kaba bir ses ve tavırla onların karşısında homurdanmıştı. Başta uzak durmayı düşünse de sonradan bundan vazgeçip yanlarına dikkatlice yaklaştı. Camelot'un soylu ailelerinden birine dahil olduğu için bildiği o konuşma tarzıyla yaklaştı yanlarına. "Selam olsun size zarif halkın üyeleri ve madenlerin efendilerinin üyesi. Acaba buralarda peşinde olduğum haydutları göreniniz oldu mu?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 3:33 am

Yerinden kalmadan çevresine bakındı. Etrafında duranları görünce şaşırdı. İki elf başından aşağı dikilmiş kendisine bakıyordu. Derin bir nefes aldı. Yaraları kendisine hala acı veriyordu. İnleyerek yerinden doğrulmaya çalıştı.
Bu sırada bir ses duydu:
"Selam olsun size zarif halkın üyeleri ve madenlerin efendilerinin üyesi. Acaba buralarda peşinde olduğum haydutları göreniniz oldu mu?"

Başını sesin geldiği tarafa çevirdi. “İnsan değil mi o? Ayrıca maden efendisi derken?” bu düşünceler kafasından geçerken yan tarafta duran cüceyi gördü. “Amma da kısaymış!”
Birden karnının yanındaki yara acı vermeye başladı. Tekrar inledi. Nefesler alarak sakinleşmeye çalışıyordu fakat canı gerçekten de çok yanıyordu. “Hayatımda hiç bu kadar yaralandım mı?” kısa bir an duraksadı ve “Evet. Daha kötüleriyle de karşılaşmıştım.”
Gücünü toplayarak ayağa kalkmaya çabaladı fakat hiç denememiş gibi kımıldamamıştı. Etraftakilerin bakışları yeni gelene çevrildiğinden kimse onun çırpınışlarını görmemişti.
Gücünü tekrar toparlamaya çalışırken birden zihninde bir ışık yandı ve neden saldırıya uğradığını anladı. “Umarım başına bir şey gelmemiştir.” Diye düşünerek ayağa kalktı ve karnının yanındaki acı yüzünden iki büklüm olup tekrar yere oturdu.
Ayağa kalkmanın faydasız olduğunu anlayınca derin bir nefes alıp çevresindekilere bakmaya koyuldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Roverandom
Cüce
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 26
Kayıt tarihi : 12/08/10
Lakap : Roverandom (Bir sonraki durağı belli olmayan gezgin)

Karakter
Silah: Balta
Rp Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 3:48 am

Yerde yatan elfin kıpırdamalarını görünce yardım etmeye,onu kaldırmaya çalıştı sonra etrafındaki diğer iki elfe bakarak "Yardım etsenize ahmaklar!bu koca elfi tek başıma kaldırmamı beklemiyorsunuz değil mi?" diye bağırdı,sonra yeni gelen insana baktı ve "Belki bu ahmak elflerin yerine sen yardım edersin ha,insan?" dedi.Sonta tekrar yerde yatana baktı ve " Kalkabilecek,yürüyebilecek yeterli enerjin var mı elf?" diye sordu olabildiğince nazik. Sonra düşündü "Ne garip bir gün,burda üç elf ve bir insanla karanlık ormanda duruyorum,ah şimdi Cüce Krallığında olmak vardı!".Gerçekten de garip bir gündü ve Azthur hiç bir şey anlamamış gibi gözüküyordu,iç geçirdi,"Garip bir gün..." diye mırıldandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Isabella Doraless
Elf Kraliçesi
Elf Kraliçesi
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 10/08/10
Yaş : 24
Lakap : Bella

Karakter
Silah: Asa
Rp Puan:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 6:31 am

Bella yerde yatan elf e odaklanmışken gerilerden gelen kaba bir sesle söylenen basit bir şarkıyla irkildi.Gelen bir cüceydi."Burda ne işi olabilir" diye düşündü.Daha sonra da arkadan bir gezgin insan da geldi.Bella "Lanetli orman için bile çok tuhaf bir gün ve çok kalabalıklaştı" diye iç geçirdi.Gezgin "Selam olsun size zarif halkın üyeleri ve madenlerin efendilerinin üyesi. Acaba buralarda peşinde olduğum haydutları göreniniz oldu mu?" diyerek selam verdi.Gayet kibardı.En azından cüce ye göre...
Tekrar Yerde yatan elfe döndü ve yaraları ağırdı,onu hemen burdan çıkarıp Diyarın Kalbine götürmeyi düşündü ki tam bu sırada "Yardım etsenize ahmaklar!bu koca elfi tek başıma kaldırmamı beklemiyorsunuz değil mi?" diyen aynı kaba sesle irkildi.Ne kaba biri
Hemen yardım etti Bella.Kalkacak hali bile yoktu.Neler olduğunu anlamamış hali vardı.Ki aslında bu çok normal.Kim Lanetli bir ormanda başında iki elf ,bir gezgin insan ve bir de cüce görse şaşırır.
Yaralı elf e dönüp her zamanki kibarlığıyla Ne oldu sana anlatabilir misin?


Out:Jenny Klaus biraz daha renklendirme yaparsan iyi olur bence.Özellikle konuşmalarda Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Belanor Estelda
Gezgin Lideri
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 24
Kayıt tarihi : 11/08/10
Lakap : White Lotus

Karakter
Silah: Siyah bir asa
Rp Puan:
90/100  (90/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 7:16 am

Daha oraya gidip konuşmadan bu tür bir kalabalığın bu lanetli yerde toplanışı ona garip birşeylerin olacağını haber veriyordu. Şimdi ise cüce ondan da yardım istemişti ancak önceki sözlerini fazla duyamadığı için ne konuda yardım istediğinden emin değildi. Ardından da yaralı elfe yardım ederken tek başına pek bir yardımı olamayacağını söylemesine şaşırmıştı. Tamam, elfler zarif olabilirdi ancak adımları kadar hafif değillerdi ancak bir cücenin boyuna göre fazlasıyla güçlü olduğunu da biliyordu. Yine de yardım etmekten zarar gelmezdi. Bir yandan da cücenin ne konuda yardım istediğini anlamak için onunla konuşuyordu hareket ederken. "Zarif halk konusundaki düşüncelerine katılmasam da yardım edebileceğim bir konu varsa yardımımı esirgemeyeceğime emin olabilirsin cüce dostum. Ne istemiştin?"

Ancak o sözlerine ve hareketine başlar başlamaz ayakta duran elflerin en zarifinin çoktan diğer elfe yardım etmek için harekete geçtiğini fark etti. Bu durumda yardım etmekten çok ayak bağı olurdu ancak yine de yardım etme isteğiyle hareket edecekti. Yaralı elfle konuşurken sözlerini kesmemeye özen gösterip, sözlerinin bitiğine emin olduktan sonra ona da yardım teklif etti. "İsterseniz sizin yerinize ben yardım edeyim leydim. Sizin halkınızdan öğrendiğim bazı iyileştirme şekilleriyle güç kazanmasına yardım edebilirim." Sözlerinin ardından halen birazının kaldığı umuduyla elini pelerininin şifalı bitkiyi koyduğu cebine götürdü. Halen içinde önemli yaralarda kullanılabilecek kadar bir miktar kaldığını fark ettiğindeyse fazlasıyla rahatlamıştı. Bir elf ormanında olmasına rağmen lanetli ormanın içinde yetişen bitkiler hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi. Ayrıca bunun gibi kanla sulanmış topraklarda iyileştirici bir bitkinin yetişebileceğini hiç ama hiç düşünemiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 7:32 am

Yüzyıllardır bu dünyadaydı ve nedense cüceler ilk yardıma koşanlardan oluyordu. Aynen şimdi ki gibi! Cüce onu kaldırmıştı. Tabi ne kadar kaldırabilirse! Bir yandan da diğerlerine bağırıyordu. Elinde olmadan gülümsedi. Ya da en azından denedi. Cücenin “Ne garip bir gün.” diye mırıldandığını duydu. Ona katılıyordu.
Böyle lanetli bir orman için bile tuhaf bir gün. Etrafına baktı. Çoktan bulanık görmeye başlamıştı bile. Dişi elfin kendisine yardım ettiğini hissetti. Ve onun kibar sesini duydu:
-“Ne oldu sana anlatabilir misin?”

Bu sırada diğerlerinin de kendisine bakmakta olduğunu gördü.Ayrıca insanın cebinden bir şeyler çıkarmaya çalıştığına da dikkat etmişti. Onun sözlerini duymamıştı ama galiba yardım için bir şeyler deneyecekti. Ne olursa olsun üzerindeki parşömenden onlara bahsedemeyeceğini düşündü. Sonra elinden geldiğince düzgün bir şekilde konuşmaya başladı fakat yinede bazen söyleyeceklerini karıştırıyordu.
-“Saldırıya uğradım. İnsanlar ve… Şey… orklar tarafından. Bir de tam çözemediğim birkaç ırk.” Cüceye yan bir bakış attı. “Epey kalabalıklardı.”
Aslında bunları anlatmak istemiyordu. Çünkü anlatınca gelecek olan sorulardan korkuyordu. Parşömen ne olursa olsun gizli kalmalıydı. Eğer o mühür açılırsa, birkaç ırk arasında büyük bir savaş çıkabilirdi. “Kahretsin.” Diye düşündü. “Ortam iyice karıştı.
Kulakları uğulduyordu. Kendisine saplanan zehirli oklar yüzünden, etraf yarı yarıya kararınca “Anlaşılan tekrar bayılacağım.” Diye düşündü ve son düşüncesi de bu oldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Isabella Doraless
Elf Kraliçesi
Elf Kraliçesi
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 10/08/10
Yaş : 24
Lakap : Bella

Karakter
Silah: Asa
Rp Puan:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 4:35 pm

Gezgin insan ısrarla yardım etmek istediğini belirtiyordu.
"İsterseniz sizin yerinize ben yardım edeyim leydim. Sizin halkınızdan öğrendiğim bazı iyileştirme şekilleriyle güç kazanmasına yardım edebilirim." dedi cebindeki birkaç ota güvenerek.
Yaralı elf ise bir kaç bişey mırıldandı.
“Saldırıya uğradım. İnsanlar ve… Şey… orklar tarafından. Bir de tam çözemediğim birkaç ırk.” “Epey kalabalıklardı.”
Bella bu sözlere yanıt vermedi.Her zamankinden biraz daha kararlı bir sesle:
"Yaralı elf için Diyarın Kalbine gitmek en iyisi.Ona orda daha iyi bakılır.En azından birkaç parça ottan daha iyi.Ama yardımseverliğiniz için teşekkürler gezgin insan ve cüce.Bundan dolayı Diyarın Kalbine sizi de davet etmek isterim.Hem Yaralı elf bize olanları daha detaylı anlatır.Hem de siz orda ne aradığınızdan biraz bahsedersiniz.Merakımı mazur görün ama Lanetli ormanda Bir cüce ve bir insanın iki elfle karşılaşması tuhaf birşey.Hikayenizi dinlemek isterim..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Roverandom
Cüce
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 26
Kayıt tarihi : 12/08/10
Lakap : Roverandom (Bir sonraki durağı belli olmayan gezgin)

Karakter
Silah: Balta
Rp Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 7:16 pm

"Şey,bir kaç gün dinlenebilirim sanırım." dedi iyi giyimli elfe bakarak.Sonra eliyle yerde yatan elfi işaret ederek "Ama şimdi bu koca adamı Diyarın Kalbi'ne taşımamız gerekiyor." diye ekledi.Sonra yerde yatan elfi gözleriyle inceledi,kalkacak hali yoktu,ağır yaralanmıştı hemde çok ağır,etrafına baktı erkek elfle insana seslendi "Siz ikiniz bu uzun kulaklıyı taşıyabilirsiniz,değil mi?" diye sordu.Sonra iyi giyimli elfe döndü ve şunu söyledi "O kadar kalabalık bir grubun saldırısına uğramış bu şansız adamın ölmüş olması gerekmez miydi,orklar can bağışlamaz ve ne kadar güçlü olduğunuzu iddia ederseniz edin oradan bir elfin canlı çıkması imkansız,yani en azından şu ana kadar böyleydi,bu adamda bir şey var,gözümüzü dört açmalıyız.".Bu belki de yaşadığı en ilginç gündü,3 elf ve 1 insanla beraberdi,kimse ona gnom dememişti ve baltasını kullanmak zorunda kalmamıştı "Garip." diye düşündü, "Şu ana kadar hiç olmadığı kadar..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   C.tesi Ağus. 14, 2010 8:34 pm

Umutsuzluk ruhunu ele geçirmişken, sesler duydu. Kabasından kibarına kadar değişik sesler. Zihninin karanlığında onların arasından başka bir ses işitti. Hafifti fakat anlaşılabiliyordu. İlphukiir, sevgili atı gelmişti. Zihni kapalı bile olsa onu hissetmişti. Onu görür gibi oldu. Bembeyaz, yıldızlar kadar parlak asil atı. Onu bırakmamıştı. Gitmesi lazımdı. O parşömeni buralardan götürmeliydi. Bunun içinde atına ihtiyacı vardı. Zihni, hatıralarının bulunduğu köhne zindanda kalakalmıştı. Uyanabilmesi için zaman geçmeliydi. Uyanabilmesi için…

Atının varlığını daha yakınında hissetti.


OUT: Biraz tuhaf ve kısa oldu biliyorum. Fakat beni sırtınızda taşımayın diye atımı getirttim. Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Belanor Estelda
Gezgin Lideri
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 24
Kayıt tarihi : 11/08/10
Lakap : White Lotus

Karakter
Silah: Siyah bir asa
Rp Puan:
90/100  (90/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 1:12 am

İyileştirmek için çıkardığı bitki geldiği hızla geri gitmişti kulaklarına çarpan sözcüklerin ardından. Yine de ormandan ayrılıp elflerin o meşhur misafirperverliğini görmek için Diyarın Kalbi'ne gideceklerdiyse sevgili atını uzaklarda bırakmak iyi olmazdı. Ormanın girişinde bağlamasa da at ile aralarında bulunan bağ sayesinde durduğunu bildiği için sadece güçlü bir ıslık yeterli olacaktı onu çağırmaya. Bu sırada biraz ileride beliren kar beyazı ve onunkinin tam tersi görünümlü atı fark etti. Garip bir şekilde sakince yaklaşıyordu yanlarına bu at. "Sizinle gelmek isterim ancak birkaç saniyeniz varsa ormanın girişindeki atımı çağırmalıyım." Az önce gelmiş olan ata birkaç saniye daha bakakaldı. At adeta az öncesine kadar yardım etmek için hepsinin sıraya girdiği elfi tanıyormuşçasına onun önünde duruyor, dili olsa onu sırtına bindirmelerini isteyecek gibi duruyordu. Yine de bu konuyu diğerlerine bırakıp ilk önce kendi atını çağırmaya niyetliydi. İki parmağını eline götürerek kendine özel ıslığıyla çağırdı onu. At her ne kadar ormana girmeyi istemese de bu ıslığı duyduğunda gireceğine emindi. Bu ıslığa fazlasıyla alışmış ve sahibine de en az o kadar alışmıştı at. Zaten birkaç saniye sonra da gözlerinin önüne geldi onun simsiyah atı Midnight. Gelip önünde durduğundaysa biraz da olsa tedirgin görünüyordu koşum takımları bile olmayan at. Birçok insanın aksine onlara ihtiyacı yoktu Belanor'un sürerken.

"Bu arada henüz kendimi tanıtmadım, adım Belanor Estelda." Sözlerini tamamladığındaysa mükemmel siyahlıktaki atının üzerindeydi artık. Yolu göstermelerini rica edercesine bir bakışla diğerlerine bakıyordu şimdi. Yaralı elfin atın üzerine yerleştirilmesine yardım etmek için diğer ata yaklaşırdı atını. Beyaz ve siyahın yan yana gelmesi şiirsel bir şıklık ve aynı zamanda da bir zıtlık oluşturuyordu. Diğerlerinin de yaralıyı ata bindirmek için hareket etmelerini beklemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rigor Mortis
Admin
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : hekeen

Karakter
Silah:
Rp Puan:
150/100  (150/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 1:22 am

12 metre uzunluğunda büyük bir troll ağaçların arasından beliriveriyor. Elinde çivili, büyük bir sopa var. Boynundada zincirden bir tasma. Tasmayı tutan bir ork görüyorsunuz. Arkasında da üç tane daha ork var. Ork tasmayı bırakıyor ve troll size doğru koşuyor.

not: hiç bir şekilde orkları ya da torllu oynatmaya yetkiniz yok. Siz saldırınızı yapıp bırakacaksınız, ben sonucu söyleyeceğim. Ayrıca kılıcımı salladım ve kolunu kestim gibi şeyler de yazmayacaksınız. Siz kılıcı sallayın gerisine ben karar veririm. İyi şanslar hepinize.

uyarı: Herkes güçlerini versin. Rehberlerden ayrıntıları öğrenin. İmzaınıza görmezsem bu savaşta RP yapamazsınız. İmzasını göstermeyi blmyenler ÖM ile benimle iletişime geçsin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ortadunyarpg.turkforumpro.com
Roverandom
Cüce
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 26
Kayıt tarihi : 12/08/10
Lakap : Roverandom (Bir sonraki durağı belli olmayan gezgin)

Karakter
Silah: Balta
Rp Puan:
88/100  (88/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 3:55 am

"Al başına belayı..." diye söylendi Azthur ve ileri doğru birkaç adım attı. Baltasını sırtından aldı ve "Gel bakalım kedicik." diye seslendi troll'e. Gerçi o koskocaman troll'ün yanında kendisi ancak bir karınca gibi kalıyordu ama düşmanını küçük görmek biraz da olsa cesaretlenmesini sağlıyordu. Korunma pozisyonu aldı ve arkasında duranlara bağırdı "Burada biraz yardım iyi olabilirdi!". Sonra savaş çığlığını attı ve baltasını tekrar salladı. "Ne zaman öğreneceksin Azthur?Ne zaman şu elflerle temasa geçtiğin her an başına bir bela açıldığının farkına varacaksın?" diye bağırdı baltasını sallarken kendi kendine. "Nerede şu kahrolası midilli?eyerinde baltama sürmek için zehir olacaktı,şu troll'ü tek bir çizikle indirirdim,ama ihtiyacım olduğu zaman o midilli otlanıyordur,zaten o midilliyi de elflerden almıştım,ne beklenir ki? Ölsem bile farkına varmaz, otlanmaya devam eder o şapşal, tıpkı küçük hobbit'ler gibi, aklı hep midesinde!" diye söyleniyordu, savaşırken konuşmak gibi bir huyu vardı, bu bazen düşmanlarını şaşırtırdı, bazen de Azthur'un dikkatini dağıtırdı, ama huyundan vazgeçemezdi, geri çekildi, diğerlerinin de saldırmasını beklemekten başka çaresi yoktu, tek başına bu koca troll'ü zehir olmadan öldürmesi imkansızdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Takezo Kensei

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Melez büyücü

Karakter
Silah: Katana
Rp Puan:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 4:01 am

Havadaki korkutuculuk... Kensei bu ormanın en çok bu yanını seviyordu. İçini titreten, insanı korkutan o müthiş atmosfer... Bu hava hiçbir yerde yoktu. Gezdiği diğer ormanlar sadece huzurdu onun için. Ama burası ona içindeki korkuyu hatırlatıyordu. 10 yaşındayken yaşadığı ilk büyücülük tecrübesinden sonra korku ona sadece zayıf olduğunu ifade etmeye başlamıştı. Ne zaman içinde bir korku olsa kendi ruhuna verdiği sözü hatırlardı.

"Güçleneceğim. Hep daha fazla güçe ulaşacağım. Bu sayede korkmak zorunda kalmayacağım..." Bu sözü her verdiğinde, kendinde daha büyük bir güç hissediyordu.

Kensei başını iki yana salladı. Şu küçük düşünme süresinde bile izlediği yaralı olan elf ayaklanmıştı. Yerde yaralı yatan elfin yanına da ata benzer bir yaratık gelmişti. Kensei atları hiç sevmezdi. Ayakları varken bir insan nasıl olur da böyle bir hayvanın yardımına ihtiyaç duyardı ki?

Kensei aşağıdakileri izlerken karanlık birkaç ruh enerjisi hissetti. Ormanın karanlık ve korkutucu havası yüzünden bu enerjileri hissetmesi güç olmuştu. Tam olarak emin olamasa da büyükçe bir troll ve yanında da üç dört tane ork hissetti. Orklardan birinin enerjisi neredeyse hiç belli olmuyor, orman tarafından örtülüyordu. Diğerleri ise ormanın saklayamayacağı kadar karanlık enerjilerdi.

Trollün tasmasını tutan ork birden tasmayı bıraktı. Tasmasından kurtulan troll koşarak yerdeki kalabalığa yöneldi. Yerdekiler kendi işleriyle o kadar meşgullerdi ki hiçbir şeyden haberleri yoktu.

"Lanet olasıca insan ve elfler... Böyle bir ruh enerjisini bile hissedemediler. Kendilerine savaşçı mı diyor bunlar?" Kensei söylenmeye başladı. Söylense de bir taraftan yerde duranları izliyordu. Yerde duranlardan hiçbiri hissedememişti hala.


"Sanırım ormanın özelliği bu..." Diye konuşmaya devam etti kendi kendine. Tek anlayan aralarındaki cüce olmuştu galiba. O da bir trolle karşı elindeki küçücük baltayla dövüşecek gibi duruyordu. Trollün yerdekilere ulaşmasına on-on beş metre kala Kensei kendisini yerdekilerle trollün çıkacağı yerin arasına attı. Kensei kendisini yere atana kadar troll ile yerdekiler arasındaki mesafe üç dört metreye inmişti bile.

"Kraschia sentromanitzci!!!" Kensei'nin sözleri ile trollün geldiği yöndeki ağaçların gövdelerinden çıkan dallar ağaçlar yüksekliğinde bir bariyer oluşturdu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Belanor Estelda
Gezgin Lideri
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 24
Kayıt tarihi : 11/08/10
Lakap : White Lotus

Karakter
Silah: Siyah bir asa
Rp Puan:
90/100  (90/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 5:14 am

O yaralıya yardım etmek için elini uzatmış, hemen yanındaki kar beyazı atın üstüne onu çekmeye hazırlanırken arkasını döndüğü yöne bakan cücenin sesiyle irkildi. Eli birdenbire hemen arkasındaki simsiyah asaya gitmişti. Başını çevirip arkadan gelmiş olan bu tehlikeyi gözleriyle görmeye karar verdi. Oraya baktığında ise cücenin gerçekten de yardıma ihtiyacı olduğunu anladı. Sanki bir saldırı köpeğini ona saldıran hayduta karşı saldırtan bir korkak gibi üç orktan biri savaştan kendilerinden çok daha işe yarayan yaratığı üstlerine saldı. Asasını çektiğinde bu kadar fazlasını da tahmin edememişti. Aradığı haydutların iş birliği yaptığı orklar olduğuna hiç şüphesi yoktu bunların. Cüceninse ilk karşılamaya çalışan olmasına şaşırmıştı. O karanlık, dev yaratığa karşı küçük bir karınca gibi görünüyordu şu an. Yine de fazlasıyla güçlü ve cesur olduğunu sadece bu bile ispatlayabilirdi. Yardıma hem ihtiyacı vardı hem de onu hak ediyordu bu cüce.

"Hadi gel bakalım kocaoğlan!" Asasını trole yapacağı saldırıdan önce son bir kez çevirdi. Bunu yaparkense önünde ağaçların şu ana kadar fark etmediği biri tarafından yapılan büyüyle bir duvar oluşturmaya başladığını fark etti. Elflerin ise yardım edeceklerini sormayacaktı bile. Onlara bu tür konularda güvenebileceğine emindi. Ağaçların oluşturmaya başladığı duvar oluşmadan önce ateş topunu göndermeliydi rakibine. Bunun içinse sakinliğini bozmadan acele etmesi gerekiyordu. Bunu yapanı henüz görememişti ancak elf ya da onlara yakın biri olduğunu düşünüyordu. Kendisi gibi büyücü insanlar fazla değildi bu dönemlerde. Bu nedenle elf ya da son zamanlarda azalmaya yüz tutan yarı-elflerden biri olduğunu düşünüyordu. Yine de bu kişinin varlığını belki de fark edememiş olan diğerlerine söyleme ihtiyacı hissetmişti. Ateş topunu gönderirken bir yandan da onlara bu yeni dost gibi görünen kişiyi haber verdi. "Bir misafirimiz var dostlarım, sanırım bizim tarafımızda. Birini bekliyor muydunuz?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 5:29 am

Kötü bir hissiyatla gözlerini araladı. Kendisini siyah bir ata bakar buldu. Çevresine baktı. Anlaşılan kendisini atına bindirmeye çalışıyorlardı. Biraz dinlenmişti. Bu sayede oluşan küçük bir miktar enerjisini kullanarak kendini atının üzerine çekti. Onun üzerine iyice yerleştikten sonra saldırıya uğradıklarını fark etti. Orklar ve bir trol. Atın üzerindeki insanın büyü yapmaya çalıştığını gördü. Aynı zamanda ağaçları kullanan bir başka büyücü vardı ormanın içinde. Bu da kimdi şimdi?
İnsanın sesini duydu:
"Bir misafirimiz var dostlarım, sanırım bizim tarafımızda. Birini bekliyor muydunuz?"
Bu sırada cüce de koca trolle savaşmaya gidiyordu. Derin bir nefes aldı ve aklına gelen fikirle irkildi. Parşömen için gelmiş olabilirlerdi. “Kahretsin!” Diye düşündü. “Peşime düşmeleri daha çok vakit alır diye ummuştum.”
Belinin yanında duran kılıçlarına baktı. İkisi de kullanılmaya hazır bekliyorlardı. Onları almayı düşündü fakat kullanabilecek enerjisi yoktu. Bu hem gereksiz bir çaba olurdu hem de kendisine yardımcı olmaya çalışanlara zarar verebilirdi.
Yaraları yüzünden irkildi. Başını havada zor tutabiliyordu ve büyük ihtimalle kanının çoğunu kaybetmişti. “Yinede bu sefer bayılmayacağım.” Dedi kendi kendine. Yeterince zayıf görünmüştü. Tekrar kılıçlarına baktı ve umutsuzlukla bir nefes verdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Rigor Mortis
Admin
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 75
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : hekeen

Karakter
Silah:
Rp Puan:
150/100  (150/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 3:31 pm

Belanor Estelda'nın attığı ateş topu beklediği kadar güçlü olmuyor. Trollün göğsüne çarpıyor. Trol iki adım geri gidip dengede durmaya çalışıyor. Bu saldırıdan sonra troll daha da sinirlendi. Size doğru koşmaya devam ediyor, ağaçlardan çıkan dallardan oluşan duvar trollün karşısına çıkıyor. Troll sopasını sallıyor ve dalları paramparça ediyor. Artık yanınıza kadar geldi, elini uzatıp yerdeki cüceyi eline alıyor. Avucunu sıkmaya başlıyor, cücenin kemiklerinden hafif çıtırdamalar duyuluyor. Arkadaki orklar henüz savaşa katılmıyor.


Uyarı:Belenor Estelda, güç puanlarının toplamı 104 ediyor. 89 Etmesi gerek, onu düzelt.

_________________
Güç: 30
Beceriklilik: 20
Bünye: 30
Zeka: 25
Bilgelik: 25
Karizma: 20
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ortadunyarpg.turkforumpro.com
Takezo Kensei

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 18
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Melez büyücü

Karakter
Silah: Katana
Rp Puan:
96/100  (96/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 3:48 pm

Kensei şok oldu. İlk kez bir trolle dövüşüyordu ve bir trollün gücünün bu kadar muazzam olabileceğini hayal etmemişti. Yanındaki diğer büyücünün saldırısı trollde bir çizik bile oluşturamamıştı ve kendi savunmasını da sadece basit bir savuruşla geçmişti. Hemen bir şeyler düşünmek zorundaydı. Troll cüceyi eline almış ve sıkmaya başlamıştı. Kensei cücenin bedeninden gelen çıtırtıları duyabiliyordu.

"Bu acıtmış olmalı..." Kensei trolle baktığında tekrar korkmaya başladı. Bu kadar büyük bir güce karşı ne yapabileceğini düşünüyordu ama aklına gelen tek şey kaçmaktı.

"Hayır." Kensei kaçmamalıydı. Kaçanlar kaybederdi. Bir yolu olmalıydı bu yaratığı yenmenin. Yaratığı yenmenin bir yolunu bulacaktı elbet ama yapması gereken öncelikli iş o cüceyi kurtarmak olmalıydı. Diğer ırklara yardım etmeyi pek sevmese de karşısında biri hırpalanınca buna hangi insan dayanabilirdi ki?

"SECTUM SEMPRA!!!" Kensei doğaçlama olarak aklına gelen ilk büyülü sözleri söyledi. Büyülü sözleri söylerken bir taraftan da kınında olan kılıcını çekti ve trollün cüceyi tuttuğu koluna; sinirlerine doğru savurdu.



eklemeyi unuttum büyünün etkisi Smile
Spoiler:
 



En son Takezo Kensei tarafından Paz Ağus. 15, 2010 11:20 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 7:20 pm

Trollün saldırılardan kurtulup, cüceyi eline almasını şaşkınlıkla izledi. Arkadaki orklar ise sadece bakıyorlardı. Cüceye yardım etmesi gerektiğini düşündü. Kılıçlarına baktı. “Birini fırlatsam mı?” sonra bunu yapamayacağını anlayıp yerdeki taşlara baktı. Aklına gelen düşünceye güldü.
Enerjisinin bir miktarını kullanarak efllere özgü bir iyileştirme büyüsü yaptı kendine. Aslında yan etkileri kötü olan bir büyüydü. Savaş sırasında kişiye enerji veriyordu fakat sonrasında enerji çekilmesi gibi durumlar canını çok yakacaktı.
Acılarının geçtiğini hissetti. “Kısa bir süre için.” Dedi kendi kendine. İki kılıcını birden çekti ve hazırlandı. Atının da çevikliğini kullanacaktı, böylece belki trolle birkaç kez vurabilirdi. Derin bir nefes aldı ve güvensizlikle dolu yaşamında tanımadığı kişilere kaç kez yardıma gittiğini düşündü. Gülümsedi ve atını trolle doğru sürmeye başladı. Bu sırada kılıçlarının ikisini de kaldırmıştı.

Yan taraftaki kişinin büyü yaptığını fark etti. Büyü trolle kendisinden önce varacaktı. İyice hazırlandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Belanor Estelda
Gezgin Lideri
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 24
Kayıt tarihi : 11/08/10
Lakap : White Lotus

Karakter
Silah: Siyah bir asa
Rp Puan:
90/100  (90/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 9:24 pm

Saldırısının sadece trolü iki adım geriye ittirebilişine şaşırmış, karanlığa bulanmalarına rağmen bu yaratıkların nasıl bu kadar güçlü olduklarına bir anlam verememişti. Yine de şaşırmak için harcayabilecek fazladan zamana sahip değildi şu an. kılıcıyla ileri atılmış bir yarı elf gizemli büyücünün kim olduğunu anlamalarını sağlamıştı ve trol en önde durup dövüşmeye hazırlanan cüceyi eline alıp beceriksiz bir çocuğun oyuncağını kırması gibi kemiklerini kırmaya çalışıyordu. Yaralı olmasına rağmen elf savaşçısı da onlara katılmıştı. "Garip bir gündeyiz." Kendi kendine ve aceleyle söylemişti bunları. Düşmanla karşılaşmak alışılmış bir durumdu ancak bunun gibi lanetli bir yerde bunca kişinin karşılaşması... Bunda kesinlikle bir tesadüften fazlası olmalıydı. Sanki biri onların beraber hareket etmesini ister gibiydi. Yine de durum daha iyi olabilirdi tabii. Neden gezginlerin gruplar halinde gezmesini istememişti ki? En azından nasıl savaştığını bildiği adamlarla beraber bir trol pek sorun olmayabilirdi. Atını sola doğru, trolün dikkatinden çıkacağı bir şekilde sürüp ağaçlar arsında bir görünür bir görünmez olarak bir yay çizdi yaratığın etrafında. Bunu yaparken ise sıradaki hamlesini hazırlıyordu. Yaratığın eline yapılacak saldırıların geldiğini gömüştü ve dikkat çekmeyeceğini umduğu bu yerden o saldırılar hedefine ulaştıktan sonra onu öldürmek için yapacağı saldırısına hazırlanıyordu. Bu kez biraz daha güçlü bir büyü kullanacaktı. Bu yüzden de sözlerini söylemek zorundaydı. Bir gözü ise hiçbir hareket yapmamış olan orklardaydı. Eğer Belanor'a saldırmaya çalışırlarsa atına güveniyordu kaçmak için. Sakinliğini bozmadan sözleri söyledi. "Gakki Rekkou!"


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma   Paz Ağus. 15, 2010 10:09 pm

“Lanetli bir ormanda yapılabilecek en son şeylerden biri tanımadığınız kişilerle birlikte savaşmaktır.” Diye düşündü. Savaş kızışmaya başlamıştı. “Umarım saldırılardan cüce etkilenmez.”
Yaptığı büyünün zamanı azalıyordu. Derin bir nefes aldı.

Atı hızla trolle doğru yaklaşıyordu. Fakat insanın yaptığı büyüyü fark edince, yavaşladı ve büyünün trolle zarar vermesini izledi. Troll zaten daha deminki vuruştan bir iki adım gerilemiş ve zayıf noktalarını açığa çıkarmıştı. İnsanın yaptığı büyü de ona ulaşınca kılıçlarının ikisini de trollün karnına doğru savurdu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Ormanın Derinliklerinde Tuhaf Bir Karşılaşma
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : 1, 2, 3  Sonraki
 Similar topics
-
» Karşılıksız verilen başarı
» Ormanın Ötesinde...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fantastik Bir Dünyada RPG :: Elfler Diyarı :: Lanetli Orman-
Buraya geçin: