Fantastik Bir Dünyada RPG
Siteye hoşgeldiniz. Üye olmadığınız süre zarfında, forumumuzu gezebilir, bilgi edinebilirsiniz. Lakin, üye olmadan hiçbir şekilde konulara cevap yazamaz, konu açamazsınız. Bu fantastik dünyada yerinizi alamazsınız. Sadece bir dakikanızı ayırarak, siteye üye olabilirsiniz. Bu fantastik dünyada, fantastik bir maceraya, hep beraber, fantastik bir giriş yapabilirsiniz. Sizi aramızda görmekten onur duyarız. Sevgiler, admininiz...



 
AnasayfaSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Cuma Eyl. 03, 2010 9:16 pm

Gecenin bir yarısı ruhum kaçıp buraya saklanmak için direttiğinde yorgun bedenim ona itaat edercesine, sorgulamadan buraya gelmiştim. Yeni bir yol bu benim için, hayatimin dönüm noktalarından biri daha. Belki yeniden huzurlu bir elf hayati geçirecektim diğerlerinin arasında, belki de savaşçı dönemlerime geri dönüyordum. Gelecek bilinmez bir yoldu ve güneş daha yeni yeni gösterirken yüzünü, ben bu yolu bir başka biriyle çıkma kararı almıştım.

Aklıma o gelmişken her halde uyanıp da beni bulamazsa şaşırmıştır. Yahut paniklemiştir, nereye gitti bu diye. Bir ihtimal de onu yalnız bıraktığımı düşünmüştür. Bu durumda yola bensiz gider. Ormanın içinde onu ayrılmadan bulabilecek olsam bile uyanmadan önce eve dönmeyi yeğlerim, bir nedeni yok. O boş eve ne olacaktı acaba? O ev her zaman boştu, içinde benim olduğum zamanlarda bile, kayıp bir cennet parçası gibiydi. Uzaktan huzurlu sakin ama içi bomboş bir delik. Ona ne yapmalıydım pek bilemiyordum, yola çıkmadan önce hiç oraya uğramaya bilirimde. Silahlarımı, ekipmanımı yanıma aldım başka bir şeye de ihtiyacım yok.

Biraz hareketlenmem bu durgun gölette önce küçük sonrasında ise tahmin edilebileceği gibi git gide büyüyen halkaları oluşturup sona vardı. Yapısı bakımından durgundu ancak işin şaşırtıcı tarafı bu gölette bir su devridaimi vardı. Sığ tarafta küçük mağaracıkların içine girerdi bu gölletin nazik suyu, orada toprakla, doğa ana ile buluşurdu, temizlenirdi. Daha sonra yamaca çıkardı bu güzelim su, orada bir kaynak gözü vardı. Küçük bir şelale misali akardı aşağıya. Tüm bunlara rağmen suyun içindeyseniz, benim şu anda olduğum gibi, bu akimi hissetmezsiniz, hep ani kalan bir göl misali. Bu göl bana öylesine huzur verirdi ki, muhteşem görünüşü ay tam tepede iken ışığın vurmasıyla mehtapların oluşturduğu ışıma ile ortaya çıkardı. Özellikle gece yarısından sonra bu su sanki içine kar doldurmuş gibicesine buz gibi olurdu. Tam o vakitlerde burası tam bir arındırıcıydı. Ruhsal olarak sizi her türlü şeyden uzaklaştırırdı.

Nerdeyse güneş tamamen kendini gösteriyordu, bu da artik vedalaşmanın bitimi ve harekete geçme zamanı olduğunu gösterirdi. Ayağa kalkınca üzerimdeki tüm sular, göllete geri dönercesine ayrıldı vücudumdan. Hala hafif ıslakken bedenim kıyıda bulunan bir taşa oturdum. Gölletin kıyısı olmasına rağmen yer şekli nedeniyle yukarıda kalıyordu. Yalnızca ayaklarım suyun içinde kalıyordu bu şekil. Ormanın bu kimsinin unutulmazlığını içime çekerken, tam arkada bir kuşun havalanmasıyla bir şeyler, birileri olduğunu fark ettim.

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Cuma Eyl. 03, 2010 10:39 pm

Esel birkaç adım daha attı ve yakınlardaki suyun varlığını hissetti. Biraz daha yaklaştı. Küçük bir kuş heyecanla havalandı. Bu sırada da o güzel gölü gördü. Derin bir nefes aldı ve böyle güzellikleri ne kadardır görmediğini düşündü. Gülümsedi ve tabi suya birinin atlamasıyla bakışları oraya çevrildi. Aradığı elfi bulunca tek kaşını kaldırdı.

“Bende seni arıyordum.” Elindeki kıyafetleri havaya kaldırarak devam etti. “Sana eşlik etsem rahatsız olmazsın herhalde?”

Elindekilere yere koydu ve çevreye baktı. Birilerinin olduğundan şüphelenmemişti sadece böyle bir yerle fazla karşılaşmadığını düşündü. Elfe baktı. Sakinleşmiş görünüyordu. Derin bir nefes aldı. Sonra suya yaklaştı ve üzerindeki kıyafeti çıkarıp suya atladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Cuma Eyl. 03, 2010 11:08 pm

Suya atladım. Gelen kişi bir düşmanda olabilirdi. Ama buralara pek ulaşım yolu yoktu. Buraya gelebilmek için en geçerli yol olan o tahta evin yanındaki bir yoldan geçmekteydi. Bu durumda gelen kişiyi zaten tahmin edebiliyordum. Yinede ormandaysanız bu bile o kadar rahat hissettirmiyordu. Tabii ki yine onun o süt beyazı saçları gözükünceye dek. Burayı bulmuş olmanın sevinci ile sırıtıyordu sanki. Çıkarmış olduğum su sesi nedeniyle bana doğru bakıyordu.

“Sana eşlik etsem rahatsız olmazsın herhalde?”

Bu bir soru muydu yoksa razı olma cümlesi miydi? Çünkü çoktan üstünü çıkarmaya hazırlanır gibi bir tavrı vardı. Suyun içine kendimi iyice gömüp ona bir bakış fırlattım. Elbette kolay sinirlenen bir insandım ama şu anda o kadarda sinirli değildim. Yeni bir yol, yeni bir dönem diye düşünmeden kendimi alamıyordum. O sırada yani başımdan gelen bir su sesi ile irkildim. Suya atlamıştı bile. Tabii bu benim için fark etmezdi. Onunda gelmesinin bir sorunu yoktu. Girme desem bile kafasına koymuştu zaten.

“Hemen yola çıkalım.”

Gözlerimi kapatıp suya daldırdım başımı, bu berrak suyun içi dışarısından daha huzur vericiydi. Bir iki saniyeliğinde olsa saki su benimle konuşuyordu. Suyu seven bir yapım vardı zaten, sulak ortam hep beni mutlu ederdi. İçimde bir yerde, küçük bir çan çıngırdardı, nedenini ben de bilmiyorum. Kafamı sudan çıkarttığımda mavi gökyüzü bulutları yeni yeni kovuyordu. Gözlerimi yakan güneş artik tamamen doğmuştu öğlen olmadan harekete geçsek iyi olurdu. Aklıma gelen tek soruyu sordum.

“Nereye doğru gidiyoruz?”

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 12:17 am

“Hemen yola çıkalım.”

Bakışları elfe çevrildi. “Neden bu kadar istekli ki? Dışarıda zor yollar bizi bekliyor. Zor bir savaş.”

“Nereye doğru gidiyoruz?”

Kendisiyle ilgili tek bir şey sormamış olup nereye gittiklerini merak etmesi ilginçti. Gülümsedi.

“Merak etme. Öğleden önce yola çıkacağız. Ayrıca şu anlık cüce krallığına gitmeyi planlıyorum. Oradaki bir cüceyle konuşmam gereken şeyler var. Sonra elf diyarına gidebiliriz. Tabi hiçbir şey kesin değil.”

Derin bir nefes aldı. Yüzüne düşmüş bir tutam saçı parmağına doladı ve hafifçe çekti. Saçlarının uzunluğunu seviyordu fakat uzun saç savaşta hiç kullanışlı değildi. Özellikle oradan tutup sürüklenmişseniz! Kötü anılar zihnini kaplamadan önce saçlarını geri attı ve bakışlarını elfe çevirdi. Arada sırada kendisine attığı bakışlar olmasa burada olduğunun farkında olmadığını düşünebilirdi Esel. Elini suda gezdirdi.

Tuhaf ama bakışları gene yanındakine kaydı. Bu sefer ona dikkatlice baktı. Menekşe gözlerine, kırmızı saçlarına, keskin hatlı yüzüne... “Galiba onu arkadaşım olarak görüyorum.” Diye düşündü. Neredeyse iki yüz yıldır hiç arkadaşı olmamıştı. Hiç kimseyle yakınlaşmamıştı. “Belki bazı şeyler değişmiştir.”

Düşününce bu elfi pek tanımadığına karar verdi. Çabuk sinirlenen bir yapıya sahip görünüyordu fakat o acı olayında bile kendisine kızmamıştı. “En azından sağlam bir yumruk atmasını beklemiştim.”

Onunla uğraşmak zevkliydi. Durdu. Çocukluğu kaybetmiş biri de aynı bu şekilde düşünecekti. Evinden ayrılalı tam yüz doksan altı yıl olmuştu. Tam yüz doksan altı yıl önce bırakmıştı huzuru ve yaşamayı. Tam yüz doksan altı yıl…
Yüzündeki gülümseme silindi. Burnuna kadar suya battı ve doğayı dinlemeye çalıştı. Bu arada da yanındakini rahatsız etmeyi planlıyordu. Elli yaşındaki bir çocuk gibi davrandığının farkındaydı. Ama bunu umursamadı. Arsızca sırıttı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 4:24 am

Mutlu muydum yoksa değimliydim? En azından hayatimin yönü şekli değişecekti bu yolculukla. Ama ya bünyem o zamanlara alışamazsa? Umurumda değildi, bir yerlerden birileri, içgüdülerim bir şeyler fısıldıyordu. Onu yapmam gerekiyor gibi hissediyordum. Bu yeni yolda belki de yeni bir yoldaşla yürümek için sabırsızlanıyordu ruhum adeta. Sudaki yansımada gördüğüm yüz ayni değildi artik, ne 150 yıl öncesindeki ile ne 29 yıl öncesindeki ile ne de iki gün önceki yüz ile.

Yansımanın gözlerine baktım Hafif menekşe rengimsi gözlerini, sert bakışlarına. Su o kadar berraktı ki karşımdaki sanki bir yansıma değil gerçek biriydi, bana benzeyen farklı biri. Bir an sudan çıkacak ve üzerime atlayıp o büyük elleri ile beni boğacak diye düşündüm. Bir iki kere silkelendim kendimi suya dalıp tekrar çıktım başımı ıslatmak amacıyla, sanırım güneş geçmişti. Böyle manyakça bir düşünce? Hah.

Otların arasında kıpırdama oluştu. Önce hafif hafifti, neredeyse elfin gelmesinden birkaç dakika sonra başlamıştı. Ama şimdi gittikçe belirgin bir şeydi. Orada kesinlikle biri vardı, belki de yaşayan bir canlı. Gölletin buraya kadar genelde hayvanlar bile gelmezdi, ama yılanlar ve kuşlar bu alanda çoktu. Ama kıpırdamalar orada saklanan şeyin yılandan daha büyük olduğunu gösteriyordu. Bu bir insan mıydı? O elfin hemen arkasından oraya gelmesi ile o elfle bir ilişkisi var mıydı? İlk defa bu elfe şu 3 günde, daha doğrusu ayık olduğu şu son yirmi dört saate fazlasıyla güvenmiş olduğumu düşündüm.

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 5:03 am

Otların arasından ses gelmeden önce, Esel hala bir şaka yapmayı planlıyordu. Birkaç tanesinden vazgeçtikten sonra o sesi duydu. Bir şey geliyordu.
Tüm vücudu gerildi. “Ne? Kim?” elfe baktı. Onunda aynı sesi duyduğu belliydi. Kaşlarını çattı ve ne yapması gerektiğine karar vermeye çalıştı. Kendi aklına gelen ilginç bir düşünceye gülerken, çalıların arkasındaki şey çıktı.
Onu görünce şaşkınlıktan ağzı açılmıştı.
“Bir… Bir kaplan?”
O bembeyaz hayvanın güzelliğine bakakaldı. “Acaba bize saldırır mı?” Ne yapması gerektiğine karar vermeye çalıştı. Bu sırada elfe de yan bakış attı. Normalde olsa bu kadar gerilmezdi. Parmaklarını suyun yüzeyine çıkardı. Ellerine baktı. Yaraları geçmeye başlamıştı. Bir an için çok fazla rahatladığını düşündü. Kaplan oradan geçip gitse bile, kendisine unutmak istediği o şeyi hatırlatmıştı. Yüzü asıldı ve
“Neden?” diye mırıldandı. Fakat anlaşılan birileri artık yola çıkması gerektiğini söylüyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 5:30 am

O otların arasından çıkan şey beni bile şaşkına uğratmıştı. Büyük bir bengal kaplanı, ancak sıradan değildi. Hem beyazdı, hem de türünde olması gereken çizgiler onda yoktu. Onun burada ne işi vardı sahiden? Kokumu takip etmiş olması muhtemeldi, ama sık uğramazdı da. Gerçi düşününce de görmeyeli bayağı olmuştu, hatta öldüğünü düşünmem kadar çok uzun süre. Beyaz tüylerinin hafif meltemli sıcak havadaki dans edişini seyrettim. Güneşin altında bir ayna misali parlıyordu. Yüzünün bana çevrik olduğunu fark ettim. Gözlerinin içine baktım. Genelde böyle bir şey yapmak tehlikelidir. Dik dik bakmanız onun size saldırmasıyla son bulur. Ancak gerek ortak geçmişimiz, gerekse beni fazlasıyla sevmesi diyebiliriz, bana bu konuda kızmazdı. Ayrıca ne yapabildiğini gözünden anlardım ve ilginçtir rahtça gözüne bakabildiğim tek varlıktı, belki de aramızda özel bir bağ sayesinde.

Bana bakarken koyu yeşil göz rengi ve yuvarlaşan göz bebekleri birkaç şey anlatırdı, beni bulduğuna sevinmiş olmalıydı, ‘Haydi gel benimle oyna.’ Havasındaydı ve huzurlu bir vakit geçirmiş, diğerleri artik ona bulaşmıyordu. Küçükken onu fazlaca ezmelerine rağmen, büyüdükçe irileşmiş güçlenmiş bir kaplan olarak diğerlerine sözünü geçirebiliyordu. Ah olamaz, şimdi suya atlayıp serinletir kendini. Bir kedi olmasına rağmen sudan hiç çekindiğini görmedim.

Başının ani hareketi ile. Benimle ayni doğrultuda ama benim olduğum noktadan ona göre daha uzak bir yere dikmişti gözlerini, yani benim arkama. Orada şu elf duruyordu. Gözleri aniden açık yeşilimsi sarımsı bir renk aldı, camlaştı. Bu tek anlama gelirdi. Arkadaki elfe dönüp kaç diye bağırmam için bile çok geçti artik. Zaten o daha üstte duruyordu ve tek atlayışıyla o elfin bulunduğu noktaya rahatlıkla varabilecek bir mesafedeydi. Gözlerinin hemen arkasından, davranışları da bu tavrını belli etti tabii ki. İki ön ayağı üzerinde gerinerek bir eti koparacak kadar kesici dişlerini gösterdi. O sırada elfte fark etmiş olmalı ki arkadan su sesleri geliyordu. Kıyıya doğru kaçmaya mı çalışıyordu? Bende ona doğru koşmaya başladım, aramızdaki mesafe fazla değildi ama su hareketleri engelliyordu. Suyun üzerinden kocaman bir karartı geçti. Tam ayni saniyede ben önümdeki elfin omzundan tutup çektim. Kısa bir süre sonra kaplan hemen önümüze düştü, suyun kıyıya yakinliği nedeniyle sığ kısmına. Hırıldayarak atladı bize doğru. Elfi geriye suya ittim. Kaplana doğru bir adım attım.

“Mizore!”

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 5:52 am

Esel’i düşüncelerinden kaplanın saldırı pozisyonuna geçmesi ayırmıştı. “Ne? Neden saldırsın ki?”

Tabi bu düşünce hem elfin hem de kaplanın kendisine doğru atılmasıyla son buldu. Elf onu kaplandan önce yakalamış ve kendine çekmişti. Kaplan büyük bir gürültüyle suya atlarken, geriye döndü ve tekrar saldırdı. Bu seferde Yamasuke, Esel’i uzağa itmişti ya da en azından denemişti. Kaplan suda dalgalar yaratarak ona saldırmaya çalışıyordu. “Ama?”

“Mizore!”

Bakışları hızla elfe çevrildi. Hayatında bu kadar şaşırdığı an azdı. “Bu elf harbiden tuhaf. Birde kaplanı mı varmış yani?”
Vücudundan hızlı bir ürperti geçti ve sırtı sızladı. “Eğer şimdi olursa kesin ölürüm.” Diye düşündü bir yandan da ne yapması gerektiğini düşünüyordu. Kılıçları uzaktaydı ve ayrıca kaplan elfin görünüyordu. “Eğer onunsa saldırmayı düşünemem bile.” Üşümeye başladı. Korkmuş muydu yoksa suda uzun zaman kalmasının bir sebebi miydi bilemedi fakat şu an karaya çıkması gerekiyordu. Yinede kıpırdamadı ve kaplana baktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 6:08 am

Atlamamla birlikte onun kar beyazı tüylerine sarıldım. Daha fazla ileri gitmesine izin verirsem elfi parçalayabilirdi. Hırçın hayvanin tekiydi Mizore. Ayrıca çok kıskaçtı da yanımda biri görse her iki düşünceyle onu parçalamaya çalışırdı sadece. Hareketlenmesi yavaşlayınca, yavaşça onu tutmayı bıraktım. Ön iki ayağının sıçrattığı suyun yüzüme gelmesiyse yeniden ıslanmıştım. Çömelip kafasını tuttum, şimdi biraz daha yatışmıştı, ya da öyle gözüküyordu en azından. Ona sert bir ‘Hayır.’ Bakışı attıktan sonra kafasını ellerimden kurtardı geri geri giderek, silkelendi, üzerindeki tüm su bir fıskiye misali bana geldi. Daha sonra sığ suyun içine uzandı. Kafasını da ağır ağır suya koydu bir yandan bana bakarak. Böyle sert davranmam hiç hoşuna gitmezdi onun. Patisini yakamaya başladı büyük bir kedi misali.

“Sen iyi misin?”

Elfe döndüm, az önce saldırıya uğramıştı sonuçta. Hmm… Umarım bunun için bana yada Mizore’ye kızmaz. Oysa o titriyordu. Korkmuş muydu? Aslında Mizore’nin korkutucu bir tarafı vardı tabi. Fazlasıyla iri vücudu, keskin pençeleri ve sivri dişleri gibi. Benim gözümde ise o hala bir kediydi. Havaya bakarak bile güneşin bulunduğu yerden saatin neredeyse öğlen olduğu anlaşılıyordu. Yeterince oyalanmış ve tüm gün suda kalmıştık. Öğlen olmasına rağmen esmeye başlayan meltem suyun içini dışarıdan daha sıcak yapıyordu. Belki de bundandır.

“Haydi, sudan çıkalım artık.”

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 6:18 am

“Vay kaplanla boğuştu.” Kısık gözlerle bu tuhaf sahneyi izlerken, gerçekten üşüyordu. Isınmaya ihtiyacı vardı. Zaten yeni iyileştiğini düşündü.

“Sen iyi misin?”

Halinden belli olduğunu düşündü. Resmen titriyordu.

“Haydi, sudan çıkalım artık.”

Kaplana yan bir bakış atarak suyun kenarına doğru yürümeye başladı. Bu sırada kıyafetlerinin kaplanın pençesine yakın durduğunu fark etti. Zaten hala kötü bakışlarla izleniyordu. O kadar yaklaşmasının hiç hoş olmayacağını düşündü. “Tek pençesiyle beni küçük dilimlere bölebilir.” Durdu ve gülümsedi. “Eğlenceli olacağa benziyor. Belki ölürüm.” Kendi kendine gülerek kaplana yaklaştı ve yerden kıyafetlerini almak için elini uzattı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 6:47 am

Kendi kıyafetlerimin yanına gittim. Bugün normal giydiklerimin yanında, onunla tanıştığımız gün giydiğim kapüşonlu pelerinice almıştım yanıma, insanlara, cücelere ya da her nereye gidiyorsak anlaşılmaması için. Ama ona giymedim. Daha pantolonumu yeni giymiştim ki elfin Mizore’nin yanına gittiğini gördüm. Belasını mı arıyordu? Zaten Mizore ona kötü bakışlar atmaya devam ediyordu. Pek sevmemişti anlaşılan. Ne hayvan ama!

Oraya doğru yaklaştığımda kıyafetlerinin orda olduğunu fark ettim. Onları mı almaya çalışıyordu? Mizore kafasını kaldırdı hafiften. Pençe atabilirdi. Bir yandan kızmayayım diye yahut ben kafayı çevirdiğim an elfi parçalayabilmek için benden ayırmıyordu gözlerini. Ona sinirli bir bakış atmamla, planlarını yapamayacağını anlamış olacak ki kafasını sığ suya bıraktı yine.

“Rotamız nereye demiştin? Ah, evet cüce yeri değil mi? Orası uzak sayılır. Direk yolu bilmiyorum aslında. Elfler diyarına yürüyerek gitsek bile güneş batmasından birkaç saat sonrada varırız aslında. Yarım günlük bir yol orası, sabah çıksaydık akşamüzeri varırdık. İnsanlar bölgesi ‘Kamelot’ ise yürüyerek beş günü bulur, dinlenmeler de dâhil tabi.”

Bir yandan da üzerimi geçirdim, evden ayrılırken her şeyi yanıma almışım iyi ki. Oklarımı taktım sırtıma, üzerine de pelerinimi geçirdim. Kafamı çekmeye daha gerek duymadım, sadece ikimiz ve Mizore vardı burada şuan. Bu çok sorun değildi. O da giyiniyordu nasıl olsa. Onun kılıçlarını görmüştüm. Savaşırken ki halini merak ettim açıkçası. İyi bir savaşçı mıydı? Ya aşırı iyi bir savaşçıydı gözümde canlanan sahne, ya da tam tersi çok şaşkın, sakar biri. Onun yanında yer almayı seçmiştim, en azından öyle gözüküyordu. Bu uzun süredir kendi benliğimin söylediği tarafsız anlayışıyla çatışıyordu. Yoksa artik kendimi bile tanıyamayacak mıyım? Ona döndüm seslenecektim ama adimi yine unutmuştum.

“Hey!... Hey, Limpe! Haydi yola çıkalım hazırsan.”

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12


En son Yamasuke Eiji tarafından C.tesi Eyl. 04, 2010 7:25 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 6:58 am

Kaplanla kötü bir bakışmanın dışında bir şey olmamıştı. Hızlıca giyindi ve kılıçlarını aldı. Kendi kıyafetlerini giymenin rahatlığını duyuyordu.
Hafifçe gerindi Esel. Bu sırada kaplan hala rahatsız edici bakışlar yolluyordu. “Gerçekten de güzel görünüyor. Ona dokunabilmeyi gerçekten de çok isterdim.”

“Rotamız nereye demiştin? Ah, evet cüce yeri değil mi? Orası uzak sayılır. Direk yolu bilmiyorum aslında. Elfler diyarına yürüyerek gitsek bile güneş batmasından birkaç saat sonrada varırız aslında. Yarım günlük bir yol orası, sabah çıksaydık akşamüzeri varırdık. İnsanlar bölgesi ‘Kamelot’ ise yürüyerek beş günü bulur, dinlenmeler de dâhil tabi.”

En başta nereye gitmelerini düşündü kısa bir süre. Sonra tam ağzını açacaktı ki elfin konuşmasını duydu.

“Hey!... Hey, Limpe! Haydi yola çıkalım hazırsan.”

“Benimle mi konuştu?” kaplana baktı. Onunla konuşması saçmaydı. Birden rengi attı. “Limpe?”
Kızgın bir şekilde ona döndü. Bakışları camlaşmıştı.

“Bana mı dedin Yamasuke?”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 7:52 am

Ha nasıl? Bu kadar küçük bir şey bile anlayamıyor muydu? Yoksa anlamazlıktan mı geliyordu? Eğer öyle ise bu işler karışacak gibiydi. Ne demek istediğimi anlamıştı. Bu sert ses ve tepkiyi açıkçası böylesine sulu şakalar yapan birinden beklemiyordum hiç. Her neyse o uzatırsa bende uzatacağım. Ne kadar çocukça göründüğü umurumda da değil zaten.

“Evet, Limpe. Yoksa kulaklarına su mu kaçtı senin?”

Benim bu elfe yahut benim taktiğim lakabıyla Limpe’ye, yüksek sesle, alaylarcasına söylediğim bu sözler ve onun yeni lakabından dolayı duycuğu sinirli hali Mizore hissetmiş olacak ki ayağa kalkıp usulca yanıma geldi. Tehditkâr bakışlar fırlattı. Tam yine ortam Mizore ve elfin uyuşmayan arası yüzünden kızışacakken, ormanın derinliklerinden bir ses geldi, kulak tırmalayıcı tiz bir ses. Gerçi geldiği yöne bakarsak pek ormanın derinliği sayılmazdı. Ormanın elf diyarına yakin kısımlarından geliyordu. Orata koşsak bile üç saate yetişemezdik.

Mizore ses ile huysuzlandı, ben bakışlarımı elfe çevirdim.


out: beynim durdu o.O ara verelim azicik.

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 04, 2010 8:09 am


“Evet, Limpe. Yoksa kulaklarına su mu kaçtı senin?”

Öfkeden yanakları kızardı. “Acı yedirdiğim için pişmanlık duymaya karar vermiştim. Ama artık vazgeçtim.” Kaplanın arkasından kalktığını hissetti. Otomatik olarak elleri kılıçlarına giderken onları durdurdu ve beline koydu. Kaplan kendisine kötü bakışlar atarken, yanağındaki bir kas seğirmeğe başladı. Normalde üzerinde durmaması gereken bir şeydi ama elf onu söylerken resmen bir alaycılık kullanmıştı. “Pislik.” Dedi kendi kendine. “Kaplanın beni parçalamayacağını düşünsem sana bir tane vurmaya gelirdim ama neyse.”

Birden ormanın derinliklerinden bir ses geldi. Tiz ve rahatsız edici bir ses! Kaplan ve elf huysuzlanmıştı fakat Esel’in rengi soldu. Eli alnına gitti. “Hayır.” Diye düşündü. “Lütfen hayır.” Bu tiz ses şahinine aitti ve sesinden anladığı kadarıyla bir yerlerde savaş vardı. Elfe bir bakış attı ve şahinine ulaşmak için açık bir alan bulmak umuduyla, ormana daldı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Çarş. Eyl. 08, 2010 5:19 am

O ses anlaşılan bu elfe tanıdık gelmiş olacaktı ki o yöne doğru gitmeye başladı. Mizore huzursuzdu yeterince onu yatıştırayım derken elfin hırsla o yöne ilerlediğini görmedim. Ah bu orman kalabalıktır, bir o kadar da karışık. Eğer dalarsa yolları bilmeme rağmen bulamayabilirdim onu. Hem o bilmediğimiz sese giderek ne yapmaya çalışıyordu şimdi? Başımıza bir şey gelebilirdi. Orada ne bulacaktık hem. Farklı bir canavar olabilirdi, arkadaş canlısı olmayan biri belki de bir savaş? Neyin içine sürükleyeceğini sanıyordu bizi, bu elf hiçbir şey düşünmeden oraya ilerlerken.

“Hey, orası rotamızın tam tersi. Dur! Dur dedim duymuyor musun?”

Elbet duyuyordu, ama duymazlığa gelip ilerlemeye devam etti. Aramızdaki mesafe bir yandan Mizore’yi kontrol etmeye çalıştığım için kapanmıyor aksine açılıyordu.

“Mizore, yeter artik.”

Son bir atlayış çabasını da durdurduktan sonra sinirlerim gerilmiş, şu kendini beğenmişin beni dinlemeyişi, kendini düşünmesi üzerine Mizore’ye patlayıvermiştim. Mizore kızgın kızgın bana bakarken usulca yere yattı.

“Mizore, üzgünüm.”

Üzgün yüzümü görünce sevinçle ayağa kalkıp yüzümü salya içinde bırakıverdi. Artik gözden kaybolmadan önce şu elfi durdursam iyi olacaktı yoksa benim bile dahi bilemediğim yollarda yolumuzu bulamayacaktık. Koştum yanına doğru, Mizore’de benimle koşuyordu ama artik bir şey yapmamasını ummak dışında hiçbir şey yapamazdım. Sonunda aramızda bir adımlık ara kaldığında, tabii ki tam arkasında, yüzünü göremezken, elimi omzuna koydum ve kendime doğru çektim. Nefes nefese kalmışken, tıslayarak çıkan sesimle şunları söyledim.

“Sana dur dedim.”

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Çarş. Eyl. 08, 2010 5:51 am

Elfin arkasından bağırdığını duymuştu fakat umursamadı. Şahinine ulaşmayı ve tam olarak neler olduğunu öğrenmeyi düşünüyordu. Koştu, bir dalın üzerinden atladı ve bulabildiği ilk açıklığa varamadan elfin arkasından gelip ona yetiştiğini hissetti. Tabi onun kendisini yakalamasını beklemiyordu. Omzundan çekildiğini hissettiğinde az daha yere düşüyordu. Toparlandı ve elfe baktı.

“Sana dur dedim.”

Sadece ona bakmakla yetindi Esel. Bir yandan da “Anlamıyor mu?” diye düşünüyordu. Sonrada onun bu sesi tanımadığını hatırladı. Derin bir nefes aldı ve elfin elinden omzunu kurtardı.

“O gelen benim şahinim ve önemli bir haber getirmiş. Onun için koşuyordum.” Dedi. Açıklama yapmayı hiç sevmezdi. Birkaç adım uzaklaştı ondan. Sırtını ağaca yasladı kollarını göğsünde kavuştururken. Bu sırada gözü kenardaki kaplana ilişmişti.
“Evet, anlaşılan bir karmaşanın içersindeyiz. Şu an Stacia beni arıyor ve ben burada dikilmişim ne yapıyorum.” Diye düşündü.

“Evet, buradan ayrılınca nereye gideceğimizi düşünüyorsun?” dedi soğuk bir sesle. Bu elinden gelen bir şey değildi. Hareketlerine karışılması hoş bir şey değildi. Aslında daha doğrusu alışık değildi. Onu kırmak istemiyordu, uzun zamandan beri arkasını döndüğünde vurmayacağını düşündüğü ilk kişi oydu. Yüzü asıldı ve elfe baktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Çarş. Eyl. 08, 2010 6:58 am

“Bilmem, cüce diyarına en başından beri gitmek isteyen sen değil miydin?!”

Sesim hem yüksek hem de sert çıkmıştı, bu elfin davranışları sinilerimi germekteydi. Bir dediği bir yaptığını tutmuyordu. Kararlarını çabuk değiştiren biriydi. Şahini ona haber getirmişmiş. Ne belirtmeye çalışıyordu ki. Ormanın içine dalıp yolumuzu kaybetmemiz ayrı dert, savaş varsa orada yaralanmamız ayrı dert. Bir yerde savaş varsa ve bu bizi ilgilendirmediğine göre oraya ilerlemek yerine uzaklaşmamız gerekmiyor muydu?

“Dur yoksa vururum.”

Oklarımdan birini hızlıca gerdim. Bana hızlıca yaklaşıp vuracak süresi bile kalmamıştı tabii ki. Sonuçta bunun dahi eğitimini almış biriydim ben. Onu hedefledim. Tereddütsüzce ona yönelttim. Elim bile titremezdi, vuracağım kim olursa olsun. Okum hedefimden şaşmazdı, hem de sandığınızdan daha kısa mesafe ise. Aklından geçen soruları tahmin etmek çok zor değildi. Evet, onu vuracaktım, gerekirse. Bu kadar inatçı olduğu için, ancak tabii ki de üstünlük taslamayı sevdiğimden değil.

“Yoldan şaşarsak ormandan bir daha çıkamayız anlamıyor musun? Savaşa girersek, eğer her gördüğümüz savaşa böylesine dalarsak asil büyük olanını unuturuz!”

Sesim yine yüksek ve bir o kadar ürkütücü çıkıyordu çıkmasına. Yavaşça indirdim aşağıya okumu. Hayır, onu vurmayacaktım ama aptalca bir hareket yapmasına razı olacak kadar da salak değilim ben. O şimdi vurulursa sadece hareketimiz yavaşlar ve yolculuk süresi uzardı. Ayni şey savaşlara atlamakta da geçerliydi.

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Çarş. Eyl. 08, 2010 7:20 am

“Bilmem, cüce diyarına en başından beri gitmek isteyen sen değil miydin?!”


Elini başına götürüp alnını ovuşturdu. Bir yandan da “Anlamamış.” Diye düşünüyordu.

“Dur yoksa vururum.”

Elfin suratına okunu doğrultmasıyla bakışları ona çevrildi. “Kıpırdarsam beni alnımın ortasından vuracakmış gibi.” Derin bir nefes aldı. Elfin hala neden tuhaf davrandığını anlamamıştı. En ufak bir bilginin bile ne kadar önemli olabileceğini yaşayarak öğrenmiş biriydi o. Nelere katlanmıştı bilgi edinebilmek için.

“Yoldan şaşarsak ormandan bir daha çıkamayız anlamıyor musun? Savaşa girersek, eğer her gördüğümüz savaşa böylesine dalarsak asil büyük olanını unuturuz!”

“Bağırmasına gerek yok.” Onun derdinin ne olduğunu anlayınca gülümsedi. Bu arada Yamasuke okunu indirmişti. Esel gözlerini devirdi.

“Anlamamışsın.” Diye mırıldandı. Onun duyabileceğini biliyordu. “Beni takip et ve ne yaptığımı gör.”

Arkasını döndü ve açıklığa gitti. Bakışları eski eve çevrildi. Doğru yer! Birkaç adım daha attı ve gökyüzüne baktı. Bir ıslık çaldı. Kısa süre sonra şahini belirdi. Sahibine doğru dalışa geçti ve kibar bir hareketle koluna kondu. Elf hemen bacağındaki kâğıdı aldı. Fakat okumadan önce yere oturdu ve yorulmuş kuşu kucağına bıraktı. Bir eliyle tüylerini okşadı sonra da kağıdı okudu.
Bitirdiğinde ise rengi solmuştu.

“Orklar Camelot’a saldırmış. Cüce kralı ve elf kraliçesi olaya müdahale edeceklermiş.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Çarş. Eyl. 08, 2010 7:58 am

“Orklar Camelot’a saldırmış. Cüce kralı ve elf kraliçesi olaya müdahale edeceklermiş.”

Cüceler ve elfler mi? Ne zamandır iş birliği içindelerdi? Ya da en azından bir kısmı… Orklar, orklar boş bir saldırı mi yapmışlardı? Ama onlar, onlar… Bunun arkasında biri olabilir. Kadere göre bir savaşın içinde doğdum ve anlaşılan buna da devam edecektim. Uzun zaman önce kaçtığım asil şeyi, kendim bitirmeliydim. Durum, vaziyet bu mu, ben uzun süredir uzaktaydım, şu anda yapmam gerekeni bilmiyordum açıkçası. Taraflar, savaşlar. Benim için hepsi bitmişti. Savaş her zaman tek taraflıydı. Ama şimdi bir elf daha varken? Ya onun düşünceleri benimkiyle çelişirse?

“Yani durum değişti.”

Dedim ümitsiz bir hava da. Şimdi de camellot’a gitmek isteyecekti. Bu yolculuk nereden baksak bir hafta alacaktı hemen ardından da savaşa katılacaktık. Ben ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Eğer gerçek düşüncelerimi bu elfe açıklarsam, beni bencillik yüzünden suçlar mıydı? Düşmanı olarak görüp öldürür müydü? Aslında düşününce bende neyin gerçek olduğunu anlamakta zorlanıyordum. Sadece düşünceler. Beni öldürürse öldürsün, bilmesi gerek.

“Ben savaşlardan… Bu ormana yerleşirken artik savaşmama kararı aldım. Ben taraf olgusuna inanmıyorum. Savaşlar bizim yaptığımız bir şeydir. Kişisel yani bireyseldir. Ben belli taraflarda savaşmak istemiyorum sadece uzun zaman önce yarım bıraktığım şeyleri…”

Alasséa… Onun soğuk yüzü yeniden geldi gözlerimin önüne. Refleks olarak elimle ağzımı kapattım. Kafamı yana çevirdim. En azından onun için tamamlamalıydım ama o da her zaman savaşlardan nefret ederdi. Beni bıraktırmaya bile çalışmıştı normal bir hayat için. Ama o gün orada… İntikamı sevmediğini biliyordum, sadece katili öldürerek intikam alınmaz. Peki, buna devam etmeli miydim? Savaşın arkasındaki kişiye kadar ulaşmak…

“Yanında gelmem tarafında savaşmak anlamına gelemez. Öyle bir şeyde yok. Savaşırken sen ayrı ben ayrı iki kişiyiz.”

Sesim biraz daha garip çıkıyordu sanırım daha demin düşündüklerimden dolayı. Bu beni iğrendirmiyordu. Sadece zaten hiçbir zaman normale dönemeyeceğimi anlamıştım burada kaldığım süreçte. Bu durumda savaşlara geri dönmek çok mantıklıydı. Kişiliğimin bir parçasıysa kopamam artik. Sadece kafa yapım artik değiştiği için çelişiyordu, düşüncelerimle içgüdülerim. Ama içgüdülerimin yanında olacaktım.

“Öyleyse, Camellot’a. Yolu ormanın derinliklerinden geçer. Ama en az beş günümüzü alacak, hemen ardından da savaş.”

Havaya baktım öğleni geçmiş, akşam saatlerine doğru seğiriyordu. Geceleri yol almamız zor olabilirdi ama imkânsız değildi. Tabii ki bir de savaşa katılacaksak her halükarda dinlenmiş olmamız şarttı. Ona baktım. Bu konuda çok hevesli gözüküyordu.

“Haydi, o zaman. Artık yola çıkalım.”

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12


En son Yamasuke Eiji tarafından Çarş. Eyl. 08, 2010 8:29 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Çarş. Eyl. 08, 2010 8:27 am

Onun konuşmasını sakin bir şekilde dinledi. Hatta bir ara ağzını eliyle kapaması gözünden kaçmamıştı.

“Yanında gelmem tarafında savaşmak anlamına gelemez. Öyle bir şeyde yok. Savaşırken sen ayrı ben ayrı iki kişiyiz.”

“Bunu biliyorum.” Diye düşündü. Ondan kendisi için savaşmasını isteyemezdi. Ondan kendisinin yanında kalmasını isteyemezdi. Ondan arkadaşı olmasını… İsteyemezdi.

“Öyleyse, Camellot’a. Yolu ormanın derinliklerinden geçer. Ama en az beş günümüzü alacak, hemen ardından da savaş.”


Derin bir iç çekip sırt üstü yattı. Hala yanındaki kuşu okşuyordu. “Yazık amma da yoruldu.

Haydi, o zaman. Artık yola çıkalım.”


Yattığı yerde kaldı kısa süre. Sessizliği dinledi. Burası bazı şeyleri atlatmasına yardımcı olmuştu. Gözlerini elfe çeviriken, konuşmaya başladı:

“Camelot’a gideceğiz. Ama oraya vardığımızda savaşmayacağız. Ne orklarla ne başka biriyle.”
Yorulduğunu düşündü savaşmaktan. “Oraya gitme sebebim, cüce kralına ve elf kraliçesine durumu anlatmak ve işlerin karıştığını söylemek. Sonra da çekip gitmek... Artık bu işleri yapmak istemiyorum. Ayrıca orada beni arıyor olacaklar. İnsanlar beni görürse öldürür. Çaldığım parşömen yüzünden. Orkları zaten biliyorsun. Yani kısacası orada da güvenebileceğimiz kimse olmayacak. Sırtımızı bir an için bile bir yere yaslayamayacağız. Hala gelmek istiyor musun?”

Eğer gelmek istemezse bunu anlayacağını düşündü Esel. Huzursuzlukla dolu bir yaşama atılmak! Kolay değildi. Eli alnına gitti. Bu sırada saçlarının hala ıslak olduğunu anladı. Doğruldu ve onlar sıktı. Damlalar kucağındaki kuşu ıslatmıştı. Stacia itiraz eder gibi sesler çıkarttı. Alçak sesle güldü Esel.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Çarş. Eyl. 08, 2010 9:23 am

“Camelot’a gideceğiz. Ama oraya vardığımızda savaşmayacağız. Ne orklarla ne başka biriyle.”

Bu da nesiydi şimdi? Peki, orada elf kraliçesi yok muydu? Kendisi bir elfti ve ne pahasına olursa olsun koruması gerekmiyor muydu? Niye etrafta savaşçı gibi dolaşıyordu mademki böyle bir niyeti yoktu? Madem savaşmak gerekmiyordu o zaman huzurumuzu bozup gitmenin ne anlamı vardı. Hayır. Bu sorulardan hiç birini sormayacağım. Çünkü ben bu değilim. Onun yanında koşulsuz gelmeyi kabul etmişsem sormayacaktım. Sadece bir merak… Onun yüzüne baktım, böylesine parlak ışıkta birazda saçları yüzünden daha solgun görünüyordu.

“Oraya gitme sebebim, cüce kralına ve elf kraliçesine durumu anlatmak ve işlerin karıştığını söylemek. Sonra da çekip gitmek... Artık bu işleri yapmak istemiyorum. Ayrıca orada beni arıyor olacaklar. İnsanlar beni görürse öldürür. Çaldığım parşömen yüzünden. Orkları zaten biliyorsun. Yani kısacası orada da güvenebileceğimiz kimse olmayacak. Sırtımızı bir an için bile bir yere yaslayamayacağız. Hala gelmek istiyor musun?”

Bu ne tür bir yanıttı böyle. Savaşmak istemeyen bir savaşçı. Hayır, bir savaşçıdan çok bir ulak. Ve parşömen, hayati pahasına korumaya çalıştığı o şey. İlk karşılaştığımızda insanların bu elfin bedenini çiğnercesine almaya çalıştığı kâğıt parçası. Bilgi, öğrenmek.Çok şey bileni yaşatmazlar bu hayatta, yalnızca kurnaz olursan…

“Savaşa karışmak zorundayız. Görünmeden gitsek bile elf kraliçesine ulaşmak istediğinde fark edilirsin. Her türlü koşula hazır olmalıyız ve kendimizi saklamalıyız. Seni arayanları yolumuza çıkanları bir şekilde atlatmak zor olacak. Dövüşmeye başladığımızda ise diğerleri fark edecek.”

Durdum. Bu durum bana bir yerlerden pek tanıdık gelmişti. Ordunun yarısının yok olduğu o eski savaştan. Etrafın kan gölüne dönerken, aldığım yollara elflerin kesik kafalarını görmek gerçekten içler acısı bir haldi. Gereği yok, etrafına bakma, tek yürüdüğün yola bak, etrafına bakmana gerek yok. O zaman daha genç ve doğal olarak da daha tecrübesiz olan ben savaşın bir katliam olduğunu görememiştim.

“Ya hepsi, ya da hiçbiri.”

Dedim soğuk bir sesle. Komutan tekrarlardı bunu, kaybettiğimiz o savaşta, hayır, kaybettiği o savaşta vücudu olmayan kafası diğer askerlerin yanında duruvermeden önce. ‘Hala gelmek istiyor musun?’ onun bu sorusu ve sorarkenki ses tonu, beynimde yankılandı birkaç kere. Gözlerimi kapadım ve bakışlarını bana dikmiş olan elften çevirdim kafamı. O güzel kızın eli elimi tutardı eskiden. Haykırırdı gitme diye, gözleri hafif yaşla dolu. “Elaevyan, savaş…” Elini bırakıp uzaklaşırdım ondan. Dönemeyeceğimi bilerek beklerdi beni. Şimdi düşününce, yanında biri olması her zaman tek olmaktan daha iyidir.

“Elbette seninle geleceğim. Ayrıca, savaş konusunda veya herhangi bir konuda bana güvenebilirsin.”

Belki biraz aşırıya kaçmaktı ama bu sözü söylemeden önce düşünmedim değildi. Yanında birini hissetmek ve güven duygusu. Belki de işte bu noktada bencil düşüncelerle hareket etmiştim ama karşımdaki bu elfin ayni konuda benzer düşündüğünü sanıyordum. Yanına doğru yürüdüm, saçındaki sulardan kurtulmak istercesine saçlarınla uğraşıyordu. Doğru benimkilerde hala ıslak sayılırdı. Birkaç damla saç uçlarımdan yüzüme düştü, orada süzüldü. Elimi uzattım hala oturmakta olan elfe.

“Yol bizi bekliyor.”


Outta:sanirim hepsi senin konuşman oldu T_T üzgünüm.

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Çarş. Eyl. 08, 2010 9:43 am

“Savaşa karışmak zorundayız. Görünmeden gitsek bile elf kraliçesine ulaşmak istediğinde fark edilirsin. Her türlü koşula hazır olmalıyız ve kendimizi saklamalıyız. Seni arayanları yolumuza çıkanları bir şekilde atlatmak zor olacak. Dövüşmeye başladığımızda ise diğerleri fark edecek.”

“Biliyorum.”
Diye düşündü. “Maalesef ki biliyorum.”

“Elbette seninle geleceğim. Ayrıca, savaş konusunda veya herhangi bir konuda bana güvenebilirsin.”

Gözleri şaşkınlıkla irileşti. “Bunca yıldan sonra birileri ona güvenmemi istedi. Bu gerçekten de garip bir duygu.”

“Yol bizi bekliyor.”

Elfin uzattığı ele baktı. Bir el! Bunun kendisi için ne ifade ettiğini bilemezdi. “Belki hayat tahmin ettiğim kadar…” düşüncelerine ara verip, kendisine uzatılan eli tuttu. Ayağa kalkarken bir koluyla şahini tutmuştu. Hayvan çok yorulmuştu ve uzunca bir süre uzak yerlere gidemeyecek gibiydi. Onun tüylerini okşarken “Teşekkür ederim.” Diye mırıldandı. Bu sözü Yamasuke’ye mi yoksa Stacia’ya mı söylediği belli değildi. Derin bir iç çekti. Sonra cebinden çıkardığı bir kurdele ile saçlarını bağladı. Atı hemen yan tarafına gelmişti. Çantasını karıştırıp siyah cübbesini buldu. Üzerine geçirdi onu sonra da atına atladı. Gözlerini elfe çevirip;
“Almamız gereken bir şey var mı?” diye sordu. Burayı en çok o bildiğinden neye ihtiyaçları olacağını bilebilirdi.

“Ayrıca atın var mı? Yoksa benimkiyle mi gideriz?”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yamasuke Eiji
Ranger | Kaçak Elf
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 10/08/10
Lakap : Toubousha

Karakter
Silah: Ok/Dagger
Rp Puan:
98/100  (98/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   C.tesi Eyl. 25, 2010 7:33 am

En sonunda yola çıkma kararı almıştık. Yahut yol için ilk adımları atmıştık. Hani hep ilk adimi atmak işi bitirmenin yarısıdır derler, ufak bir başlangıç olsa bile. Bu bir yalandan başka bir şey olmasa gerekti oysaki. Daha masum gözüken ve göz boyayan yalanlardan biri işte. Bunu anlamak için çok zamanım olmuştu olmasına, bir an bile yetiyordu gerçekleri insanin yüzüne çarpmak için. İşte o zaman tüm yalanları açıklığı ile görebilirdin. Tek bir an yeterdi tüm hayatini altüst etmen için. Ve ayni süre, an, ister uzun ister kısa olsun iyileştiriyordu yaralarda. Akan zaman bir şekilde göz boyamayı başarıyordu küçük, masum, gerçek olmayan şeylerle. Yine de mutlu olmak için göz yummak lazımdı. Belki mutlu çok olsa bile en azından huzur içindeydim.

“Almamız gereken bir şey var mı? Ayrıca atin var mı? Yoksa benimkine mi bineriz?”

Gözlerimi yine ona diktim. Malum uzun bir aradan sonra birine sürekli bakmak beni bile rahatsız ediyordu, hatta belki de bu durumun onu rahatsız ettiğinden daha çok. Saçlarını toplayınca gözleri daha ortaya çıkmıştı. Yüzünü kapatan saç parçaları geriye doğru attığı zaman yüzündeki tüm ayrıntılar görünüyordu. Gözlerimi, nedenini bilmediğim bir şekilde, çekingen bir tavırla başka bir yöne çevirdim. Uzun süre yalnızdım sonuçta.Normal olabilir miydi ki?

“Yok. Ben ihtiyacımız olabilecek her şeyi evden adlim çıkmadan önce. Ama senin bir eşyan kaldıysa almak için dönebiliriz.”

At yanımıza gelmişti çoktan. Gerçekten güzel bir hayvandı.Tıpkı sahibi gibi bembeyaz ve asil duruyordu. Uzun yelesi de kar rengindeydi, diyordum ya bir hayvan sahibine anca bu kadar benzer. Beyaz ve uzun tüylü, içimden ilk defa alay edercesine gülmek geldi ama bastırdım. Sonuçta ‘benim’ dediğim bir hayvan yoktu. Mizore ile ‘sahip’ ilişkimiz yoktu. Biz arkadaş gibiydik, sadık arkadaşlar. Savaşlarda bile özel bir hayvanim yoktu, yani at gibi taşınma amacıyla kullandığım.

“İkinci cevabim birincisiyle ayni. Binek hayvanim yok. Ayrıca Camellot’a ulaşmak için geçeceğimiz yollarda hayvanlar zorlanacaktır.”

_________________
"Hani yağmur biterdi de
Başlamayan aşklar gibi,
Hani akar giderdi ya sular
Hani biterdi ya aşklar
Bir yağmur damlası gibi."


Elaevyan Zidar

...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...*...

Güç: 20 / Beceriklilik: 20 / Bünye: 17 / Zeka: 15 / Bilgelik: 14 / Karizma: 12
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Jenny Klaus
Savaşçı | Ulak
avatar

Mesaj Sayısı : 57
Kayıt tarihi : 11/08/10

Karakter
Silah: İki Kılıç
Rp Puan:
75/100  (75/100)

MesajKonu: Geri: Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol   Paz Eyl. 26, 2010 2:16 am

Yok. Ben ihtiyacımız olabilecek her şeyi evden adlim çıkmadan önce. Ama senin bir eşyan kaldıysa almak için dönebiliriz.”

Eşya? Orada kalmamıştı fakat kendine yeni giysi alması gerekiyordu. Artık yıpranmaya başlamışlardı. Ayrıca atı için de… Kaşlarını çattı. Uzun zamandır yoldaydı ve az parası vardı. “Umarım hepsini karşılayabilirim.”

“İkinci cevabim birincisiyle ayni. Binek hayvanim yok. Ayrıca Camellot’a ulaşmak için geçeceğimiz yollarda hayvanlar zorlanacaktır.”

“Pekâlâ, sana uyuyorum. Hemen yola çıkalım yoksa asla savaş bitmeden yetişemeyiz.” İçinde bir sıkıntı vardı ve sürekli büyüyordu. Aslında Camelot’a gitmemesi gerekiyordu. Sonuçta parşömeni yok etmişti. Eliyle alnını ovuşturdu. Kontrol etmeliydi. “Bu savaş bittikten sonra kesinlikle sakin bir yaşam sürmeye başlayacağım.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Bir Ayrılış ve Yeni Bir Yol
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Batistanın WWE'den Ayrıldıktan Sonraki İlk Açıklaması !
» Son Çıkan Türkçe Klipler .avi uzantılı
» Kelly Kelly'den ayrıldım
» Tom Kaulitz Röportajı.
» Smackdown vs Raw 2011 İlk Görüntüler Koşş Süper Yenilikler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Fantastik Bir Dünyada RPG :: Elfler Diyarı :: Lanetli Orman :: Durgun Gölet-
Buraya geçin: